28 Nisan 2011 Perşembe

Master Musicians Of Bukkake - live at "Le Bourg" [Impetus Festival]

      Yeni albümleri Totem Three'i Mayıs ayında çıkaracak olan grubun İsviçre'de bir kaç gün önce gerçekleşen konserinden 13 dakiaklık bir video, iyi dinlemeler...

Posted via email from urufixx's posterous

Virus - The Agent the Shapes the Desert





Virus, Norveç'li üç kişiden oluşan sıradışı bir rock/metal grubu. Davul, gitar, bass haricinde geleneksel rock müziğe oldukça yenilikçi bir akış açısından yaklaşan ve müzik üreten bir topluluk. Progressive rock'tan, avantgarde metale uzanan değişik ve tarif etmesi güç bir tarzları var...

Grubun müzikal anlamda kökleri black metale dayanıyor; grubun üç üyesi de black metal gruplarıyla çalışmış, aynı zamanda diğer gruplarıyla da çalışmaya devam eden isimler... Yaptıkları tarz black metal olmasa da, Norveç'in karanlık atmosferi albüm boyunca etkisini dinleyiciye yoğun bir şekilde hissettiriyor.

Kısaca grubun müziği hakkında yorum yapacak olursam; grup progressive rock müziği 2000'ler şartlarına oldukça uygun bir şekilde uyarlamış. Çok sert olmasa da Mastodon, biraz da Ulver ve diğer prog. rock, deneysel rock gruplarının havası hissediliyor grupta; parçalar belli ki üzerinde düşünülmüş çalışmalar. Nerede ne olacağı, nasıl ilerleyeceği üzerine kafa yorulmuş... Sonuçta uzun yıllar müzikle uğraşan tecrübeli kişiler işin içinde; beğendikleri türlerin iyi dinleyicileri ve müziği iyi biliyorlar, bu kesin... Bass gitarist ve davulcunun performansına bayıldım diyebilirim. Vokalistin scream ya da brutal vokal yerine; anlamı türkçede biraz tartışılan teatral bir vokal tarzı denemesi de çok yerinde değişik bir seçim olmuş. Gitarlar black metal izi taşıyor, çok da sert olmamasına karşın yarattığı karanlık yapının üzerine kurulmuş atmosfer ve müzikal kabiliyetler işin içine eklenince dondurucu etkiye sahip, şaşırtıcı bir albüm ortaya çıkmış. Progressive rock, black metal, avantgarde, post rock, deneysel rock gibi türlerle rahatlıkla grubu etiketleyebiliriz. Progressive rock derken bir noktayı işaretlemek istiyorum. Biraz önce grubun tarzı için Mastodon grubunu da örnek gösterdim.

Aslında demek istediğim tam olarak bu değildi, Mastodon havası biraz hissediliyor, Ulver gibi Norveç'li gruplardan da izler var, Rush gibi 70'lerin prog rock gruplarından etkileşimler de mevcut, bahsetmeye çalıştığım da buydu aslında... Grup olaya daha teknik yaklaşıp, hız ya da süratle kendini kasmayı seçmeyip orta tempo bir müzik belirlemiş kendine... Dream Theater gibi prog rock/metal numaraları da beklemeyin ayrıca. Dinledikçe beğeneceğiniz, yeni şeyler keşfedebileceğiniz bir gruptan bahsediyorum. Gizli bir cevher gibi düşünebiliriz. Dinledikçe anlayabileceğiniz bir albüm kısacası. Fazla uzatmadan ve saçmalamadan, müzikle sizleri baş başa bırakıyorum.

VIRUS benzeri diğer sanatçıları Myspace Müzik 'de bulun


http://www.myspace.com/czral

http://www.metal-archives.com/bands/Virus/12540

http://en.wikipedia.org/wiki/Virus_(band)


http://www.duplicate-records.com/viruspreorder.htm







27 Nisan 2011 Çarşamba

Aidan Baker - Lost In The Rat Maze




Nadja iki kişiden oluşan drone, doom, noise, experimental müzik grubu... 2000'li yılların başlarında başladıkları kariyerlerine son sürat, durmadan devam ediyorlar. Bir çok gruba da ilham kaynağı olmuş yeni bir topluluk aslında Nadja... Aidan Baker ve Leah Buckareff'den oluşan grup; Black Boned Angel, Pyramids, Methadrone, Atavist, Netherworld, Troum, A Storm Of Light, Kodiak gibi doom, drone gruplarıyla da ortak çalışmaları bulunmakta...


Nadja'dan bağımsız olarak grubun asıl ismi Aidan Baker'in da solo albümleri mevcut; yine süre açısından uzun çalışmalara imza atan usta müzisyen, üretkenlikte sınır tanımıyor. Kategorize etmemiz açısından oldukça değişik çalışmalara yer veren müzisyenin 2011 yılında çıkarmış olduğu albümlerden biri de Lost In The Rat Maze...

Aidan Baker'in bu albümü, sakin sularda ilerleyen bir yaprak gibi adeta. Duyarlı ama içe kapanık bir yapıda; cesur ama biraz da çekingen sanki... Yine de taviz vermeyen, yenilikçi bir anlayışa sahip bir albüm. 56:14 dakikalık süre nasıl geçiyor, farkına bile varmıyorsunuz. Nadja ve Aidan Baker'ın solo çalışmaları birbirinden biraz farklı; gerçi Aidan Baker'ın da o kadar fazla solo çalışması var ki; ben bile bazen takip etmekte güçlük çekiyorum. Nadja ve Aidan Baker'ın yıl içerisinde çıkardıkları albümleri toplarsak eğer; yaklaşık en az 10 albüm piyasaya sürüyorlar neredeyse...

Nadja'nın bazı albümleri çok sert ve dinlemesi bazı kişiler için zor çalışmalar olabiliyor. Bazı çalışmaları ise son derece sakin ve huzur verici de olabiliyor. Aidan Baker'ın da Nadja'nın da tarif edilecek bir müzikleri yok aslında. Drone, doom, shoegaze, ambient, dark ambient, psychedelic drone, drone metal, experimental tarzında her şey beklenebilir onlardan...


Aidan Baker'ın Lost In The Rat Maze isimli çalışması da, lo-fi müzik anlayışında, düşündürücü etkiye sahip, sakin ilerleyen, sürprizler barındırmayan, başladığı gibi ilerleyen ambient, drone, shoegaze, psychedelic; çok az bir etki de olsa, deneysel folk tarzında bir albüm. Aidan Baker, son aylarda albümlerini bandcamp üzerinden satışa sunmaya başladı. Bandcamp aracılığıyla albüm dinlenebilir ve satın alınabilir.

Kendini sadece müziğe adayan; tek işi, kısa sürede üretilmesi zor, kendini çok da tekrarlamayan işler çıkarmak olan bir müzisyenin son albümünden örnekler vermek istedim. Aidan Baker, 2000'lerin ikinci yarısından sonra atağa geçmiş bir müzik savaşçısı; derin kişilik, duyguları olan bir insan...

Sevseniz de sevmeseniz de albümü dinlemeye çalışın!








26 Nisan 2011 Salı

Kaboom Karavan - Barra Barra




The Kilimanjaro Darkjazz ensemble ve Bohren Und Der Club Of Gore doom ve dark jazz konusunda öncü gruplardan sadece ikisi... Aynı tarzlarda çok da bilinmeyen çeşitli müzik grupları mevcut. Kaboom Karavan da bunlardan yalnızca bir tanesi. Kaboom Karavan'ı diğer gruplardan ayıran ise; sadece jazz, doom, dark jazz, drone müzik yapmıyor olmaları. Avantgarde ve deneysel müzikten de izler bulunan usta işi bir çalışma. Karanlık sanatın müzikle, uyum içerisinde ve keyifle dans etmesi gibi gördüm ben grubu ve yapmış oldukları müziği...


10 parçadan oluşan albüm akılda kalıcı değil belki de; bir gerçek var ki, parçaları tekrar ve tekrar dinlemek, düşünmek ve ne alaka diyecekseniz ama; okuma ihtiyacı duymak gibi hisler bırakıyor insanda.

Müzikte entelektüel (burada sadece çok okumak, bilgi, birikim, donanım olarak değil, üretmek anlamında kullanmak istedim) ufuklar açtığını düşündüğüm grubu, tarz farkı gözetmeksizin tüm müzik severlere şiddetle tavsiye ederim.

Not: Müzikte, dünyada, içimizde, çevremizde, kısacası her yerde aslında çok da eğlenceli bir yaşam söz konusu değil. Kimisi tüm bunlara kulak asmayıp, keyfine göre yaşamayı seçiyor. Büyük müzik piyasasının direktiflerine uyarak, onların seçtiği ve öngördüğü müzikleri dinliyor, eğleniyor, zaman geçiriyor vs..

Gerçek şu ki; boktan bir dünya, kötü bir düzen, adaletsiz ve eşit olmayan bir yaşam var aslında karşımızda... İster kabul edelim, ister kabul etmeyelim; hiç bir şey istediğimiz ya da arzu ettiğimiz şekilde gelişmiyor ne yazık ki...

Drone, doom, dark, ambient, experimental müzik grupları; bize gerçek olanı sunan, vaatlerde bulunmayan, farklı ve mutlu bir dünya kandırmacasına girmeyen doğal ve gerçekçi bir müzik dalı. Hissiyatı yüksek, derin düşüncelere sahip, duyarlı insanların beğenisini kazanacağını düşündüğüm bir tarz...


Neyse, çok zırvaladım galiba; grup, jazz ve drone ağırlıklı, deneysel ve yenilikçi bir tarza sahip. Müzik avcılarının yakında oldukça bahsedeceğini umuyorum, herkese iyi dinlemeler...




http://www.miasmah.com/recordings/index.html

http://www.discogs.com/Kaboom-Karavan-Barra-Barra/release/2841179

http://boomkat.com/vinyl/402136-kaboom-karavan-barra-barra-vinyl-edition

http://www.facebook.com/pages/Kaboom-Karavan/119348041412006

http://www.myspace.com/kaboomkaravan


Read full review of Barra Barra (Vinyl Edition) - Kaboom Karavan on Boomkat.com ©


Diğer Kaboom Karavan şarkılarını Myspace Müzik 'de bulun




Bong - Live At Roadburn 2010




Açıkça söylemek gerekirse grupların genel olarak konser albümlerini çok da beğenmem. Stüdyo kaydıyla, canlı performans arasında bazen atmosfer olarak istediğimi bulamıyorum. Çok çok iyi gruplar ve bazı istisnalar hariç tabii. Bu istisnalardan biri de Bong'un 2010 Roadburn festivalindeki performansından oluşan canlı kayıt.

Bir kere, albüm tam bir doom metal albümü, canlı performansları ve hissettirdikleri duygu, yaratmış oldukları atmosfer inanılmaz... İki parça ve 58 dakikadan oluşan bu canlı kayıt, doom sevmeseniz bile sempati duymanızı sağlayabilir. Yapılması gereken; kafanızın rahat olması, zaman, uyku, iş stresinden uzak ve uygun bir ortamda bu albümü dinlemek, kendinizi müziğe vererek rahatlamak olacaktır.

SunnO)) gibi arka planda karanlık doom, drone etkileşimler müziğe hakim. Bunun üzerine psychedelic müziğin ağırlığı da yüksek oranda hissediliyor. Klasik ve geleneksel doom gruplarına ilave olarak doğu ezgileri, psychedelic rock etkileri ve mistik bir altyapı grubun tarzını belirleyen özelliklerden. Canlı albümlerinde de bunu görmek mümkün. Hipnotik yapısıyla zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz zaten, resmen çalan müzikle ibadet ediyor, kutsanıyorsunuz adeta.

Erkin Koray bu grubu biliyor mudur, bilemiyorum; sadece bildiğim tek bir şey varsa, şu an dünyaca ünlü Grails'e ve bir çok gruba daha ilham kaynağı olmuş üstadın dünya müziğine katkıları oldukça fazla. Bong da myspace sayfalarında Erkin Koray'ı en sevilen arkadaşları olarak göstermekte...

Kısaca toparlarsak; doom, psycehdelic rock, drone gibi karanlık ve sıradışı tarzları seviyorsanız, bu canlı kayıt hoşunuza gidecektir. Mutlaka dinleyin.

Diğer BONG şarkılarını Myspace Müzik 'de bulun


http://www.myspace.com/landbong

http://www.doommantia.com/2011/02/bong-live-at-roadburn-2010.html

http://www.roadburn.com/2011/02/album-of-the-day-bong-live-at-roadburn-2010/

25 Nisan 2011 Pazartesi

Video: COP SHADES - North Korean Arts Degree

Kısa paylaşımlar: The Resonance Association



Lastfm'de şu anda 1700 dinleyicisi olan İngiliz deneysel müzik grubuna ait örnekler vermek istiyorum. Space rock, kraut rock, psychedelic rock müziği değişik deneyimler ve orijinal fikirlerle; dark ambient, drone tarzla ustaca birleştiren bir topluluk...

İki kişiden oluşan grubun müziği deneysel müzik severleri tatmin edecektir. Değişik, farklı seslerle burada birlikte olmak dileğiyle, iyi dinlemeler.


http://en.wikipedia.org/wiki/The_Resonance_Association

http://www.myspace.com/theresonanceassociation



The Resonance Association benzeri diğer sanatçıları Myspace Müzik 'de bulun

Atmogat




Atmogat, Alman elektronik müzik grubu; genellikle single ve EP çalışmaları olan grubun ilk albümü 'Trigger Event' 2009 yılında çıkmış. Diğer albüm ve single'ları için discogs'a bakabilirsiniz: http://www.discogs.com/artist/Atmogat

Grubun tarzı da Idm, düşük tempo techno, electronic ve biraz da dub müzik içeriyor. Bu saydığım türlere ilave olarak düşündürücü etkiye sahip, karanlık bir atmosferi müziklerine ilave edebiliriz. Geceleyin dinlemesi oldukça keyifli albümü elektronik müzik dinleyicilerine tavsiye ederim.





http://www.myspace.com/atmogat

http://www.atmogat.de/

http://www.adnoiseam.net/store/atmogat-trigger-event_p2194.html

24 Nisan 2011 Pazar

The Kings Of Frog Island





Hiç planda yokken en kısa mesafeli bir yere gitmek bile benim için kişisel bir yolculuktur aslında... O an karar verir ve gidersiniz. Bu tür anlarda genellikle aklımızdan bazı düşünceler geçer aniden. Sinirliysek eğer, çok kısa süre içinde anlık iç hesaplaşmalarımızı bile yapacak zamanı bulabiliriz. Ani kararlar almak, düşünmek, fikirlerimizi tartmak...


Bazen bir şeylerden kaçmak, zaman zaman da arayışlarımız için bulunduğumuz ortamı, durumu vs. an için terkettiğimiz olabilir.

The Kings Of Frog Island kalabalık bir grup, wikipedia öyle yazıyor. Stoner ağırlığında bir rock grubuna göre fazla olan altı kişiden oluşuyor. 70'ler, 70'ler, ahh!! 70'ler... Rock müziğin altın çağı. O zamanlar için popüler gözükse de, aslında popüler olmayan, bilinçli bir jenerasyondu. Tüketim dünyasının insanları henüz bu kadar aptallaştırmadığı zamanlardı... Rock müziğin insanlığa bir şeyler verebildiği, öğrettiği zamanlar adeta. Savaşı değil de savaşmamayı destekleyen çocukların dönemi. Müzikal açıdan da geniş bir zevke sahip 70'ler rock müziğinde her telden çalıyordu. Bugün bile etkilerini hala görmekteyiz.

The Kings Of Frog Island enerjisini tamemen 70'li yıllardan almış bir topluluk. Günümüzde icra edilen ama; bundan eski bir zamana aitmiş havası hissedilen stoner, psychedelic rock grubu. Hem 70'leri ya da eski dönemleri, hem de 2000'lerin sonlarındaki canlı ve güçlü atmosferi hissediyorsunuz. Black Sabbath ekolünden gelen grup; 70'lerin stoner, hard rock, doom, psychedelic rock müziğini direkt olarak günümüz şartlarına uygun bir şekilde işlemiş. Ben grubun ilk albümünü daha çok seviyorum nedense. 40 dakika ve 10 parçadan oluşan albümde bir tane bile kötü parça bulunmuyor. Sıkılmadan defalarca dinleyebilirsiniz. Lastfm'de 9000'e yaklaşan bir dinleyici kitlesi var, bunun çok da artacağını sanmıyorum. Retro rock, doom rock, stoner gibi türleri beğeniyorsanız işte bu grup tam size göre...

Bu albümde yol müziği için aslında her şey mevcut. Hızlı ve enerjik yapısı yüksek parçalar da var, sakinleştirici ve sakin çalışmalar da mevcut. Dingin yapısıyla dikkat çeken bir çalışma...

Bol içkili, keyifli, müzik dolu bir gün dilerim. Şerefe!! :))

NOT: Özellikle Psychomania isimli parçaya dikkat, benim son zamanlardaki favorilerimden ;)

Youtube üzerinden seçtiğim üç parça burada:







http://en.wikipedia.org/wiki/The_Kings_of_Frog_Island

http://www.myspace.com/thekingsoffrogisland

http://www.facebook.com/pages/The-Kings-Of-Frog-Island/123205451039992

http://www.amazon.com/Kings-Frog-Island/dp/B000CQKZLG/ref=sr_1_1?s=music&ie=UTF8&qid=1303607091&sr=1-1

23 Nisan 2011 Cumartesi

BORIS - Dronevil





Bir kaç senedir burada sevdiğim, beğendiğim, dikkat çekeceğini düşündüğüm grupları paylaşıyorum. Daha önce de burada belirttiğim bir çok grup ve müzik türü şu an geniş kitlelerce sevilmekte. Boris de son yıllarda dinleyici konusunda patlama yaşayan bir topluluk. Halen ülkemizde önemi pek de anlaşılmayan grubun birbirinden farklı ve başarılı o kadar çok albümü var ki...

Global olarak da düşünürsek, Boris son bir kaç yıl içerisinde popülaritesini oldukça artırdı diyebiliriz. An itibarıyla lastfm'de 150.000 dinleyicisi bulunan grup toplam olarak da 5.000.000 kez dinlenmiş. Bu gidişle grup Pink Floyd, Black Sabbath gibi devleri yakında geçecektir. İşin garip tarafı, Boris aslında hiç de popüler bir müzik yapmıyor. Her albümünde farklı bir tarza rastlamanız mümkün. Bazı albümleri sadece stoner rock, bu gece bahsedeceğim albüm 'Dronevil' gibi sadece doom, sludge, drone müzikten oluşan çalışmaları da bulunuyor. Noise müziğin üstadı Merzbow ile de albümleri var. SunnO))) gibi yine yeraltı kültürüne ait ama bir o kadar popüler gruplarla da albümler çıkarıyorlar. Noise, drone, sludge, doom, experimental ve daha fazla, ne olursa olsun müziklerindeki ana dalga (doom, drone, noise, sludge) bunlardan oluşuyor. Geçtiğimiz sene hard rock ve heavy metal gruplarına saygı duyuşu olarak çıkardıkları heavy rock hits'leri de unutmamak lazım. Bu grup çok çeşitli müzik dinliyor ve aynı şekilde farklı ve değişik müzikler üretiyor.


Ana kaynakları tabii ki de Black Sabbath ve Melvins aslında... Bunun üzerine kendi kültürlerinde, değişik müzik ortamlarında dinlemiş oldukları deneysel, rock, metal, drone, doom grupları da akla ilk gelenler arasında... Fakat öyle çalışmalar ortaya koyuyorlar ki; bu nasıl olabiliyor dememek elde değil... Stoner rock'a getirdikleri farklı renkler, sludge ve doom metale bakış açısının değişmesini sağladıkları albümler, bir yerde doom metal müziğe ambient ve noise müziğin de rahatlıkla entegre edilebiliyor olmasını kanıtlamaları, doom metalin ağırlığı, sludge metalin öfkesi ve vurdumduymazlığını, bazen de; rüyalarımızda karşımıza çıkacak pop, endüstriyel, doom, drone, industrial(son albümleri new album'den bahsediyorum aslında) müzikle birleştirebilecek kadar olgun müzik bilgisine ve yeteneğine sahip bir gruptan bahsediyoruz...

Abartmıyorum; özellikle son beş yılda müzik piyasasına damgasını vuran grup yaklaşık 1995'den beri müzik üretiyor. Bir on ya da onbeş sene hangi pozisyonda olur ben tahmin edebiliyorum. Tekrar söylüyorum müzik değişime uğramak zorunda; bildiğimiz bizim için klasik olan türler çoktan değişmekte... Bazılarımız buna ayak uydurmayı ya da bu gerçekle yüzleşmeyi reddediyor. İki yıl içerisinde müzik daha da şekillenecek ve oturaklı hale gelecek. Beş sene önce post rock gruplarına burun kıvıranlar gibi, bundan bir beş sene sonra bu türde değişik müzik tarzlarına da insanlar kolaylıkla alışacak bana göre...


Neyse, abartmadan albümden de kısaca bahsedeyim...

Benim dinlediğim albüm dört parçadan oluşan bir çalışma. Bunun haricinde ekstra parçaların da yer aldığı bir albüm var sanırım. Dinlediğim albüm dört parçadan oluşuyor. Toplam süresi de 76 dakika civarında...

İlk iki parça Giddiness Throne ve Interference Demon, Nadja grubunun alıştığımız tarzı gibi; doom, drone ve noise tarzına ait çalışmalar. Parçalar, uzunluklarına rağmen dinleyeni asla sıkmıyorlar. Oldukça karanlık ve depresif iki parça, gürültünün sanatla yüz bulması adeta.

Üçüncü parça olan Evil Wave Form'da ise gitarla bilikte yoğun sludge, doom etkisi hissediliyor. Doom ve ambient izler de taşıyan parça deyimi yerindeyse son beş dakikasında resmen doom patlaması yaşatıyor. Bir anda yıllardır enerjisini biriktirip patlamış bir volkana dönüşüveriyor neredeyse, parça albümün ağır ilerleyen yanını gölgede bırakan son beş dakikasıyla dikkat çekiyor.

Dördüncü parça olan The Evil One Which Sobs, yorgun bir ruh haline sahip, ağır bir çalışma. Doom, drone ve post rock etkileri hissediliyor. Boris'in süre ve müzikal açıdan dinlemesi zor albümlerinden birini burada paylaştım. Dinlememiş olanlar varsa, umarım albümü beğenirler. Boris grubundan bahsedecek daha çok şey var, yakında görüşmek üzere :))

http://www.discogs.com/Boris-Dronevil/release/419581

http://en.wikipedia.org/wiki/Dronevil

http://homepage1.nifty.com/boris/release_merchandise/release/dronevil_2lp.html







Takehisa Kosugi - Wave Code #e-1"


Bugün tesadüfen tanışmış olduğum bir müzisyenin albümünden kısaca bahsetmek istiyorum. Takehisa Kosugi Japonya'da müzikoloji okumuş, besteci ve müzisyen.


Catch Wave albümü 1975 yılında yayımlanmış bir albüm, o zamana göre sıradışı ve deneysel müzik adına önemli bir çalışma olduğunu söyleyebiliriz. Albüm iki parçadan oluşup 49 dakikalık bir süreye sahip. Bırakın 1975 yılını, şu anda bile etkilenmemek elde değil... İlk parça değişik ses denemelerinin yer aldığı yer yer japon müziği izlerine de rastlanan, hipnotik etkisi yüksek deneysel bir parça...

Albümdeki ikinci parça Wave Code #e-1", bana dinlemeye başladığım ilk andan itibaren SunnO))) grubunu anımsattı; aslında SunnO))) grubunun üyeleri bu usta müzisyeni dinlemiş ve de etkilenmiş olabilirler. Bir de bugün dinlediğim bir başka albümde de bu farklı eetkileşimi hissettim. Tumblr'dan dinlemek isteyenler olursa linki şu:

http://urufixx.tumblr.com/post/4835570625/monks-of-the-dip-tse-chok-ling-monastery

Yakında örnek verdiğim albümden de burada bahsetmeye çalışacağım.


1938 doğumlu müzisyen 1975 yılında gerçekten önemli bir albüme imza atmış, diğer çalışmaları nasıldır, bunu da zamanla ve dinleyerek öğreneceğim.

Takehisa Kosugi - Wave Code #e-1"


http://www.discogs.com/Takehisa-Kosugi-Catch-Wave/release/686136

http://www.mimaroglumusicsales.com/artists/takehisa+kosugi.html

http://en.wikipedia.org/wiki/Takehisa_Kosugi

Drone, experimental müziğin geçirdiği evreyi, günümüze nasıl geldiğini öğrenmek için 1975 yılına ait bu önemli çalışmayı dinlemekte fayda var. Herkese iyi dinlemeler.

Cover Parçalar - Spaceman




İngiliz alternative rock grubu Babylon Zoo'nin 'Spaceman' isimli çalışması 90'lı yıllarda epey ses getirmişti. Kovenant ise, önceleri adı Covenant olan bir black metal grubu. İsimlerini de, aynı isimde bir başka grup önceden kullandığı için değiştirmek zorunda kalan Kovenant'ın sadece ismi değil, müziğinde de belirli değişikliğe girmişti zaten. Black metalle industrial metal arası 1999 yılına göre radikal sayılabilecek Animatronic adlı albüme imza atan grup bu albümlerinden sonra pek de başarı kaydedemedi. Babylon Zoo da 90'lardan sonra müzik piyasasında tutunamadı.

Spaceman iki farklı yorumuyla burada:






22 Nisan 2011 Cuma

Video: ANTHROPROPHH - WALKING DOWN SK ALLEY

İngiliz psychedelic, stoner rock grubu The Heads'den Paul Allen'in solo projesi ANTHROPROPHH...


Deneysel, noise, doom, ambient tarzına ait çalışma, keşfetmeye değer.



http://www.discogs.com/artist/Paul+Allen+%286%29

21 Nisan 2011 Perşembe

IMPLODES – BLACK EARTH



Doom, drone ve deneysel müzik anlamında yeni çıkan isimlerden bir tanesi. Implodes; Barn Owl tarzı psychedelic tarzda drone, doom, folk müzik icra ediyor. Bunun üzerine müziklerinde çok da sertlik olmamasına rağmen, doom metal etkisi hissediliyor. Drone, experimental, psychedelic, doom tarzına yakıştırdığım grubu mutlaka deneyin, belirttiğim tarzlar arasında son bir kaç ay içerisinde öne çıkacaklarından eminim. Orijinal ve kendilerine has bir müzik anlayışları bulunan grup, kısa zamanda hak ettiği ilgiyi bulacaktır. İyi dinlemeler...



http://stereogum.com/641731/band-to-watch-implodes/franchises/band-to-watch/

http://www.fluid-radio.co.uk/2011/03/one-to-watch-out-for-implodes-black-earth/

Video: Horseback - Blood Fountain

Drone, post rock, deneysel türünde bir parça; Horseback grubunun albümü nasıl olur, tahmin edemedim, post black metal, sludge, doom müzikten şaşmazlar umarım? Bu da güzel ve deneysel bir çalışma olmuş, daha fazla bilgi için Stereogum'in sitesini ziyaret etmenizi tavsiye ederim:

http://stereogum.com/690011/horseback-blood-fountain-video-stereogum-premiere/franchises/haunting-the-chapel/

Horseback - "Blood Fountain" from stereogum on Vimeo.

Bad Sector - Chronoland



Bad Sector, Massimo Magrini adında italyan bir müzisyen tarafından oluşturulmuş deneysel bir proje. İtalya'da elektronik müzik ve bilgisayar konusunda eğitim almış müzisyenin 2011 tarihli yeni albümü Chronoland'den kısaca bahsedeceğim.

45 dakikadan ve 12 parçadan oluşan albüm, diğer Bad Sector albümlerine göre daha huzur verici ve düşündürücü etkiye sahip; noise ya da dark ambient müzikten çok, dinlendirici, endüstriyel ve deneysel bir çalışma olmuş.


Bad Sector üretken ve yenilikçi anlayışta, sıradan olmayan işlere imza atan bir isim. Albümlerinde değişik tatlar yakalamanız mümkün. Ambient, dark ambinet müziğe uzay motifleri ekleyen, psychedelic yapıda ilerleyen, gürültülü; aynı zamanda düşündürücü ve derinliği olan albümlerin sahibi Bad Sector, bekleneni biz dinleyicilerine vermiş; Chronoland, uzun bir süre dinlenecek bir albüm olmuş. Çeşitli ses deneyleri, karanlık atmosferde ilerleyen derin ve deneysel parçalar, gürültü oranının ortada tutulduğu, albümü dinlerken çok düşünülürse geçmiş acıların ve yaşanmışlıkların hatırlanacağı güzel bir çalışma.

Bad Sector ile ilk kez tanışacak olanlara diğer albümlerini de dinlemelerini tavsiye ederim, herkese iyi dinlemeler...

http://www.discogs.com/artist/Bad+Sector

http://www.myspace.com/badsectorbadsector

http://www.spirit-of-metal.com/album-groupe-Bad_Sector-nom_album-Chronoland-l-en.html

Albümde yer alan 5. parça 1977-12-25t07 22 32+01 00 - Bells isimli karanlık parça, dinleme amaçlı burada:

20 Nisan 2011 Çarşamba

Video: Coil (Paris 2004) Sex with Sun Ra

Coil'in ölümsüz klasiklerinden, Sex with Sun Ra, 2004 Paris konseri görüntüleriyle burada... Ses ve görüntü kalitesi oldukça iyi, mutlaka izleyin!



Kısa tanıtımlar: WhiteBuzz



WhiteBuzz; stoner, doom metal müzik icra eden bir topluluk... Şimdilik tel albümleri bulunuyor. Book of Whyte isimli 2009 yılında çıkarmış oldukları çalışma toplam 70 dakika uzunluğunda ve 5 parçadan oluşuyor. Uzun parça sürelerine rağmen dinleyiciyi sıkmadan defalarca dinlenecek bir albüm. Black Sabbath ekolünden alıştığımız stoner, doom gitar riffleri sıklıkla karşımıza çıkmakta. Albümü ilk dinlemeye başladığım zaman Candlemass ve Black Sabbath atmosferinde; SunnO))) tarzı sert ve oldukça karanlık bir şekilde başlamıştı. 15:29'luk Pentaprisma ve albüm ilerledikçe grupta daha çok OM tarzı bir stoner, psychedelic tarzı oturmaya başladı.

Psychedelic, doom ve stoner metalin güzel uyumunu dinlemek istiyorsanız, Alman grup WhiteBuzz'in Book Of Whyte'i deneyin.



Diğer WHITEBUZZ şarkılarını Myspace Müzik 'de bulun






19 Nisan 2011 Salı

Boris - Heavy Rocks



Geçtiğimiz aylarda New Album ile bizleri az da olsa şaşırtan, ne zaman ne tür bir çalışma çıkaracağı belli olmayan, son yılların en aktif ve faal müzik topluluğu 'Boris', 2011 yılında da yine bitmek tükenmez enerjileriyle üretkenliğine devam ediyor.

Stoner, doom, heavy metal tarzına yakın olacağını düşündüğüm (adı üzerinde) Heavy Rocks'tan ilk parçayı bandcamp üzerinden yayınladılar. Aynı isimli 2002 tarihli bir albümleri de mevcut grubun, Heavy Rocks ve New Album haricinde bir albüm daha yayınlayacağı haberler arasında. Merzbow ile kotardıkları mükemmel çalışma Klatter, New Album, Heavy Rocks ve yeni çıkacak olan albümlerini de sayarsak bu sene en az 4 çalışmaya imza atmış olacaklar. Çok memnunum bu durumdan ve sabırsızlıkla yeni albümleri bekliyorum.

Nadja, SunnO))) ve Boris gibi gruplar çok nadir yetişiyor, kıymetini bilmek gerek; herkesi Riot Sugar isimli çalışmayla baş başa bırakıyorum...





18 Nisan 2011 Pazartesi

SunnO))) : aghartha vs. LUFF 2009 [part 1/2]


Hakkında sayısız efsane üretilen; Nazilerden, Ufolara; kayıp kıta Mu ve Atlantis'ten kaçanların kurduğu iddia edilen sözde yeraltı organizasyonu... Bazıları 5. boyutta yaşadıklarını ve bizim onları göremediğimizi ve bir gün yeraltından çıkacaklarını; bundan bir kaç sene önce de ülkemizde Ergenekon davasıyla adını duyduğumuz fantastik ve soru işaretleriyle dolu 'Aghartha', bu kez SunnO)))'nin 2009 tarihli muazzam albümü Monolith And Dimensions'da yer alan çalışmanın konser görüntüleriyle karşımızda...

Posted via email from urufixx's posterous

15 Nisan 2011 Cuma

Brooklyn Raga Association




Bir süreliğine dış dünyanın olumsuzluklarından arınmak istiyorsanız; meditasyon etkisi yaratan bu grubu deneyin. Brooklyn Raga Association'in bir güzel yanı da bandcamp üzerinden ücretsiz olması. Değişik ve ilginç müzikler ilginizi çekiyorsa, dini motifler taşıyan hint müzikleri de ayrıca hoşunuza gidiyorsa Brooklyn Raga Association tam size göre.

http://brooklynragaassociation.bandcamp.com/





14 Nisan 2011 Perşembe

Mombu




Mombu, İtalyan avantgarde jazz, jazz core, noise rock, math rock grubu 'ZU' ve yine İtalya'dan deneysel avantgarde jazz topluluğu 'Neo' grubunun üyeleri tarafından oluşturulmuş bir yan proje...

Kendi gruplarından bağımsız şekilde kotardıkları albümde hardcore, jazz, metal, math, avantgarde gibi türler, yeraltı kültürüne yaraşır bir şekilde icra edilmiş. Son derece gürültülü ve deneysel bu çalışma; ZU, Neo ve avantgarde jazz hayranlarına kesinlikle tavsiyedir.

http://www.myspace.com/mombumombu

Diğer mombu şarkılarını Myspace Müzik 'de bulun



Diğer mombu şarkılarını Myspace Müzik 'de bulun

AMONG THE BONES / HENRYSPENNCER "Split EP"




Yine az bilinen bir albümden kısaca bahsetmek istiyorum. Tarz kısıtlaması yapmadan, bildiğiniz üzere; son günlerde dinlediğim grupları ufak notlar halinde aktarmaya çalışıyorum burada...

Henryspenncer / Among The Bones – Split EP, toplam iki parçadan oluşuyor; albümün toplam süresi 27 dakika. Bookmaker Records tarafından çıkarılan albüm tamamen deneysel bir çalışma. Aynı zamanda büyük satış rakamları hedefleyen bir albüm değil; zaten bu tarz albümler çok da satılmıyor, meraklıları ve destek olmak dinleyiciler sayesinde ayakta kalan bir tür ne yazık ki...

Bu ortak albüm de iki müzisyenin bir araya gelerek oluşturdukları mini bir albüm diyebiliriz. Henryspenncer'in parçası The Amazon; derinlerden gelen, kasvetli blues, psychedelic ve (Barn Owl tarzında) country müziği anımsatıyor. Aynı zamanda drone ve ambient unsurlar da mevcut. 15 dakikalık parçanın ortasından itibaren parça, dark ambient'a kadar yayabileceğimiz karanlık bir atmosfer içine giriyor. Gitarlar durmuyor; ses efektleri ve ses denemelerine rağmen devam ediyor. Son üç dakika içerisinde resmen bir patlama yaşanıyor ve parça asıl amacına doğru ilerliyor. 15 dakikaya dağıtılmış; çok da kendini tekrarlamayan; süresi bakımından asla sıkmayan doom, drone, ambient, psychedelic ve deneysel müziğe ait başarılı bir çalışma.

Among The Bones'in albümde yer alan parçası biraz daha farklı. İlk üç dakikası doom, noise, dark ambient tarzında ilerlerken; dördüncü dakikadan itibaren HenrySpenncer'in parçası gibi, Barn Owl tarzı psychedelic, drone, folk bir tarza yönelmeyi seçmiş müzisyen. Doom, drone, dark ambient ve psychedelic ve folk müzik arası geçişler çok iyi oluşturulmuş. Parçanın son üç dakikası, gitarların ön planda tutulduğu, psychedelic, drone,deneysel bir çalışma... Arada ufak ses deneylerine rastlayabiliyorsunuz. Karanlık ama mudunu yitirmemiş bir parça gibi geldi bana...

Sonuçta içlerinden geldiği gibi müzik yapan iki müzisyenin ortak bir çalışması var karşımızda. Hipnotik etkisi yüksek, karanlık ama düşündürücü, aynı zamanda oldukça deneysel bir çalışma. Türün severleri mutlaka dinlesinler. Yeni keşiflerle burada buluşmak dileğiyle, herkese iyi dinlemeler...

http://www.myspace.com/bookmakerrecords

http://www.myspace.com/amongthebones

http://www.myspace.com/henryspenncer

http://www.discogs.com/Henryspenncer-Among-The-Bones-Split-EP/release/2793373

http://www.bookmakerrecords.com/releases?CAKEPHP=380e5c0b255c747b79f720369ab61a6c



Diğer Among The Bones şarkılarını Myspace Müzik 'de bulun

13 Nisan 2011 Çarşamba

Alozeau - Returning Waves




Alozeau, İspanya'dan drone, dark ambient tarzında müzik icra eden bir müzisyen. Drone, dark ambient türünde az bilinen ama başarılı bir müzik. Black metal havasında, oldukça karanlık, tamamıyla gergin, düşünceli, geçmek bilmeyen zor gecelerin müziği...

Bir taraftan rahatsız ederken, diğer yandan da merakla dinleme hissine kapılıyorsunuz adeta. Müzisyen atmosferi iyi ayarlamış, her şey dozunda. Karanlık drone ambient severler göz atabilirler...

Bandcamp üzerinden albümü ücretsiz indirebilir ya da dinleyebilirsiniz.





http://www.myspace.com/alozeau

12 Nisan 2011 Salı

Tartar Lamb - Polyimage Of Known Exits




Tartar Lamb; Maudlin of the Well ve eski Kayo Dot üyelerinden kurulu deneysel müzik grubu... Yaptıkları müzikte birden çok müzik türünün izine rastlamak mümkün. Son derece üretken ve çok sesli grup, kopyala yapıştır mantığından uzak, orijinal işlere imza atan bir topluluk...

Post rock, drone, doom, drone jazz ve deneysel müziğin güzel bir karışımı olan albümü mutlaka dinleyin.

Toby Driver - Bass Guitar and Vocals
Jeremiah Cymerman - Clarinet and Electronics
Terran Olson - Alto Saxophone and Synthesizer
Daniel Means - Alto Saxophone
Tim Byrnes - Synthesizer, Trumpet, and French Horn

Tartar Lamb II - Polyimage of Known Exits 128kbps by tobydriver

Electric Orange - Krautrock From Hell




Electric Orange, Alman kraut rock grubu olarak biliniyor. Grubun şu an dinlediğim albümünün adı Krautrock From Hell... 2010 yılına ait bu çalışmada krautrock haricinde farklı müzikler de hissettim. Krautrock'a özgü progresif bir altyapı, 70'ler stoner-doom gruplarının yarattığı atmosfer, yine 70'lerin etkin psychedelic havası da rahatlıkla hissediliyor. Uzun parça sürelerine rağmen dinleyiciyi sıkmadan değişik bir yolculuğa sokan albüm toplam yedi parçadan oluşuyor ve 78 dakika uzunluğuna sahip bir çalışma...

Son iki parça zaten 78 dakikalık albümün 41 dakikasını kapsıyor. 6. parça Neuronomicon (25:01) ve 7.parça Wurmloch da (15:39) uzunluğuna sahip. Yine de albümün uzunluğuna rağmen arkanıza yaslanın; prog rock ve kraut rock müziğin 70'ler ruhunda ve 2000'ler kalitesindeki bu güzel örneğini keyifle dinlemeye çalışın.

Kısa yorumlar, grup paylaşımları, duyuru ve haberler devam edecek, iyi dinlemeler...

http://www.myspace.com/abgelaufen

http://www.discogs.com/Electric-Orange-Krautrock-From-Hell/release/1956723



electric orange benzeri diğer sanatçıları Myspace Müzik 'de bulun

11 Nisan 2011 Pazartesi

Bloodiest- Descent






Bu gece yeni ve ilginç bir gruptan örnekler vermek istiyorum. Değişik ve sınıflandırırken emin olamadığımız türlerin birleşimi olan bir topluluk... Yakuza isimli post hardcore, deneysel metal grubunun dinleyicileri için tanıdık gelen isimler yer alıyor albümde. Grubun büyük kozu, son olarak Indian'ın son albümünde de konuk sanatçı olarak yer alan, Circle Of Animals isimli post industrial metal grubuyla dikkat çeken ve bir kaç ay önce yayınladığı solo albümüyle üretkenliğini bize ispatlayan Bruce Lamont...

Relapse Records tarafından çıkarılan albüm yeni olmasına rağmen, kısa zamanda güzel tepkiler almış bir çalışma. Tarif etmeye çalışacak olursam; albümdeki bazı parçalar bildiğiniz black metal gitar rifflerine sahip ve bunun üzerine post rock etkileşimli sludge metal sosu eklediğinizi düşünün, ilginç değil mi? Post rock ve progressive atmosferin de yoğun hissedildiği albümde; Swans tarzı bir melankoli rüzgarı, sludge metal gruplarındaki öfke de hakim ayrıca... Zaman zaman agresif ve öfkeli müzik iken; bazen de kendini inanılmaz karamsar düşünce içerisindeki bir duyumsal bir tada bırakıveriyor adeta. Albümde her türden, her tarzdan izler bulmak mümkün.


Doom, post rock, sludge, psychedelic gibi türlerin uyum içerisinde ve deneysel tatlara uygun olarak icra edildiği müthiş bir çalışma bizleri bekliyor. Yakuza'dan sonra üretkenliğini artıran usta müzisyen Bruce Lamont yine döktürüyor bence. Yazma özürlü bir blogcu olarak bana linkleri eklemek, sizlere de bandcamp üzerinden parçaları dinlemek kalıyor. Albümü beğenirseniz mutlaka destek verin. İyi dinlemeler...

http://www.facebook.com/BloodiestBand



http://bloodiestband.bandcamp.com/album/descent

http://itunes.apple.com/us/album/descent/id414520329

http://www.myspace.com/bloodiestband











10 Nisan 2011 Pazar

9 Nisan 2011 Cumartesi

Haber: (Yeni albümler) Indian - Guiltless

      Üç yıl aradan sonra Guiltless adında yeni bir albüm çıkaran 'Indian' kısa sürede müzik dergileri, bloglar tarafından olumlu tepkiler aldı. Yedi parça ve 40 dakikadan oluşan albüm defalarca dinlenecek türden... Black metal, düşük tempo hardcore, doom  ve sludge metal, bir arada bu kadar güzel işlenirdi sanırım.  Parçalar çok canlı, ritim aksamıyor; daha doğrusu doom, sludge müziğe göre çok da kendini tekrarlayan bir çalışma değil... 

     Son yıllarda doom ve sludge türleri oldukça revaçta... Yıllardır yeraltında saklı kalan ve yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlayan tür adına Indian grubunun son albümü Guiltless'in son yıllarda çıkan en iyi çalışmalardan biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Guiltless albümü, sludge metale yeni dinleyiciler de kazandıracaktır, mutlaka dinleyin!

   Albümle ve grupla ilgili daha fazla bilgi için linkler:

Posted via email from urufixx's posterous

8 Nisan 2011 Cuma

The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble - From The Stairwell




The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble - From The Stairwell


Planet Mu şirketinden çıkarmış oldukları The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble isimli albümleriyle 2006 yılında epey sükse yapmışlardı. Beş sene öncesine göre karanlık ve deneysel müzik dinleyicileri bu kadar fazla değildi. Grubun bu beklenmedik başarısı Adnoiseam şirketiyle çalışma olanağını sağladı. Adnoiseam ile önce 2009 yılında Mutations adlı EP'yi piyasaya sürdüler; EP oldukça başarılıydı, grup git gide dinleyici kazanıyor, adını sağlamlaştırmaya başlıyordu...

Devamında yine aynı şirketten Here Be Dragons, 2010 yılında raflarda yerini aldı. İlk albümden biraz daha farklı olan bu çalışma ilk albümün altında kalsa da başarılı bir albümdü.

2011 yılında benim gibi bir çok dinleyici grubun yeni albümünü sabırsızca bekliyordu... Grup şirket değiştirip, post rock alanında kendini kanıtlamış; Avrupa'da bir çok gruba ön ayak olmuş, başarılı plak şirketi Denovali Records ile anlaşmıştı.


Eskiden burada sık sık bu konu hakkında zırvalar dururdum; plak şirketleri grupların müziğini ne derece yönlendiriyor, değiştiriyor gibi sorular sorardım...

Şimdi; ortada bir grup ve toplam üç uzun çalar albüm var. Üç albüm de farklı şirketlerden üzerinden çıkarılmış. Planet Mu, Adnoiseam ve son olarak Denovali. Üçü de elektronik, post rock, industrial vs. tarzlarda albümlere, gruplara sahip firmalar... Bu yıllardır konuşulan bir konudur aslında, grup ilk albümünde o kadar başarılı bir çalışmaya imza atmıştır ki onun üzerine çıkması oldukça zor olabilir.

From The Stairwell için kötü bir albüm demiyorum; tam aksine gerçekten mükemmel bir çalışma. Sadece grubu çok beğenen bir dinleyicisi olarak beklentilerimin altında olduğunu ve tarzlarındaki değişikliği anlayamadığımı belirtmek istedim.


Bir kere grupta şimdiye kadar var olan doom ve dark jazz etiketlerini bu albümde göremedim ya da yavaş yavaş post rock etkileşimli; deneysel, elektronik caz grubu olma yolunda ilerliyor da olabilirler. Bunu da bir sonraki albümlerinde göreceğiz artık.

Here Be Dragons'dan itibaren başlayan bu değişimin bence en önemli iki sebebi olabilir. Hatta işin içine The Mount Fuji Doomjazz Corporation'ı da dahil etmek istiyorum...

Birincisi, her albümde değiştirilen plak şirketi durumu.

İkincisi de ilk albümle gelen başarıdan sonra gruba biz hayranları da dahil olmak üzere görünmeyen bir baskının oluşması ve kısa sürede albümler yayınlamaları olabilir...

İlk kez The Kilimanjaro Darkjazz Ensemble dinleyecekler için ilk albümden başlayıp From The Stairwell'e kadar dinlemelerini tavsiye ederim. The Mount Fuji Doomjazz Corporation için de bu dediğim geçerli, ilk iki albümü dikkatle dinleyin. Doom, drone ve jazz müzik black metal karanlığında icra edilirse ne olur sorusunun yanıtı bulun.


Başka da bir şey yazmama gerek yok sanırım, albümle ile ilgili bir sürü olumlu eleştiri bulabilirsiniz internette. Ben biraz olumsuz tarafından yaklaştım olaya, herkese müzik dolu geceler...

Albümden üç parça bandcamp üzerinden burada:





http://shop.tkde.net/album/from-the-stairwell

http://www.adnoiseam.net/store/the-kilimanjaro-darkjazz-ensemble-from-the-stairwell_p2860.html

7 Nisan 2011 Perşembe

Tweak Bird





Tweak Bird stoner, desert rock, psychedelic stoner'a yakın bir rock grubu... Melvins etkisi grupta epey hissediliyor; albümü dinlerken enerjik yapısına ve müziğin tatlı sertliğine kapılmamak elde değil. Genelde çok da uzun olmayan parçalar yer alan albümde en uzun süreli şarkı 06:14 süreye sahip albümün son çalışması Distant Airways... Diğer parçalar iki dakikanın çok da üzerine çıkmıyor.


Dinlerken vaktin nasıl geçtiğini anlamayacağınız güzellikteki albüm, deneysel tatlar da hissettirmiyor değil. Alternatif rock severlerden, ağır stoner rock dinleyicilerine kadar geniş bir kitlenin beğenisini kazanacağını düşündüğüm grubu mutlaka dinleyin!

İki kişi; bir gitar ve davuldan oluşan grup bence inanılmaz!

Tweak Bird - Tweak Bird by souterraintransmissions

Youtube üzerinden bazı parçaları buraya ekledim, iyi dinlemeler.









Daha fazla bilgi için:

http://www.bbc.co.uk/music/reviews/qjpn

http://www.myspace.com/tweakbird

Haber: WhoCares: Ian Gillan, Tony Iommi and Friends



Heavy metalin kusursuz seslerinden biri olan Dio'u kaybettikten sonra Heaven and Hell cephesi de vokalsiz kalmıştı. Heaven And Hell aslında Black Sabbath'in Ozzy Osbourne gruptan ayrıldıktan sonra Dio ile çıkardığı ilk albümün adı...

Söylentiye göre Sharon Osbourne'in elinde olduğu için grup, Black Sabbath ismini kullanamıyordu. Onlar da Heaven and Hell ismiyle albümler çıkarıyor, konserler veriyordu. Dio'nun ölüm acısından sonra Tony Iommi boş durmamış bir kadro belirlemiş ve albüm çıkarmaya hazırlanıyormuş. Grupta yer alan isimlerin bazıları ise şöyle:

Tony Iommi - Guitars (Black Sabbath)
Ian Gillan - Vocals (Deep Purple, Black Sabbath)
Jason Newsted - Bass (Metallica, Voivoid, Flotsam & Jetsam)
Niko McBrain - Drums (Iron Maiden)
Jon Lord - Keyboards (Deep Purple)
Linde Linstrom - Guitars (HIM, a Finnish band)


Efsane gitarist Tony Iommi, Iron Maiden davulcusu Niko McBrain, eski Metallica bass gitaristi Jason Newsted, Deep Purple'in ultra yetenekli asıl kadrosundan klavyeci Jon Lord'u ve 1983 yılında birlikte Black Sabbath adı altında Born Again isimli muazzam çalışmada da yer alan, Black Sabbath'a önceden vokal yapmış, Deep Purple'in efsane sesi Ian Gillan ile kadrosunu oluşturmuş... Ne diyelim?

Zaten; grubun adı Whocares: Ian Gillan, Tony Iommi and Friends olarak belirlenmiş. 01:30 dakikalık videoda arkada çalan parçaya bakılırsa can alıcı Sabbath riffleri bizi kendimizden geçirecek gibi gözüküyor. Usta işi bir heavy metal albümü yakında bizlerle...

Biraz sabretmek ve Mayıs ayını beklememiz gerekiyor.

Daha fazla bilgi için:

http://www.black-sabbath.com/news/2011/04/armenian_charity_music_info.html

Mars Red Sky





Mars Red Sky, psychedelic, doom rock, stoner rock türünde müzik icra ediyor. Stoner ve stoner rock'ın alt dalları bazen kafa karışıklığına sebep olabiliyor. Bunu desert rock, stoner, stoner doom, psychedelic stoner gibi örneklerle çoğaltabiliriz...


Mars Red Sky, doom ve stoner'in geleneksel yapısının dışına çıkmadan ağır tempoya sahip, psychedelic etkiler de taşıyan; kökeni 70'ler blues, psychedelic, stoner,70'ler rock müzik olan bir stoner grubu.

İyice tür ve türev meselesini karıştırmadan sözü gruba bırakmak en iyisi, bakalım sizin fikriniz ne olacak?

http://www.myspace.com/marsredsky

Strong Reflection by Mars Red Sky

Curse by Mars Red Sky





Günün parçası: Crane's Dreams – Open Spaces




Crane's Dreams ambient, drone tarzında müzik yapıyor. Rusya'nın o soğuk, kasvetli atmosferini hissedeceğiniz albümün bir güzel yanı da ücretsiz olması.

Düşündürücü etkiye sahip, dinleyiciyi sakinleştiren yapısıyla ambient, drone severlerin hoşuna gideceğini umuyorum. Gece geç bir saatte yalnız başıma albümü dinlemek oldukça keyif verdi. Müziğe fırsat verip, kendinizi bırakırsanız; derin duygular sizleri bekliyor. Etkisi, kişisine göre değişir tabii. Ben her zamanki karamsarlığımla farklı düşüncelere daldım :) Albümü umarım beğenirsiniz. Kısa yorumlara ve paylaşımlara devam, görüşmek üzere...

Crane's Dreams myspace:

http://www.myspace.com/cranesdreams


Diğer Crane's Dreams şarkılarını Myspace Müzik 'de bulun



Albümden favori parçam: Open Spaces; ayrıca myspace sayfasında multiupload üzerinden indirme linki mevcut, tekrar iyi dinlemeler...

http://www.multiupload.com/2WK8J8O34E

6 Nisan 2011 Çarşamba

Moon Duo - Mazes (Official Video)

L_1

    Maneviyata önemin arttığı ve artacağı şu son yıllarda; Moon Duo yeni bir video yayınlamış. Ben de blogda yer vermez miyim? 70'li yıllara her anlamda ilgimizin artacağı; eski ve doğal olanı arayacağımız 2010 sonrası zamana uyan bir video...

Posted via email from urufixx's posterous

Ken Mode | NYC @ The Studio at Webster Hall | 02 Apr 2011

     Sludge, noise rock, post hardcore grubu 'Ken Mode' canlı performansıyla dikkat çekiyor. Birden fazla türün hissedildiği, tamamen içten bir bir müzik olduğuna inandığım Ken Mode ve canlı video görüntüleri:

Posted via email from urufixx's posterous

Video: Dax Riggs - I Hear Satan

Bed195a00546

     Yüzü olmayan bir maske mi aslında? Yoksa gerçekten Tanrı'nın önce meleği, sonra düşmanı mı??

     Şekilden şekile sokulan bir soytarı mı yoksa...  Lucifer, Satan, Şeytan hepsi aynı varlık mı? 

     Kapitalist düzen mi, savaşlar mı, patronum mu, kimsin sen???

    Dinler öncesi Mısır'da  gerçekleşen doğal afetleri bana Tanrı'nın gazabı diye pazarlayan ve satan mısın yoksa? Kusura bakmıyorsun, değil mi? Sana inanmıyorum...

    Ama; Şeytan'ı severim, dostum, hem de çok... Asi ve isyankar üretkenlere saygım vardır. 

   

Posted via email from urufixx's posterous

Gallhammer - World To Be Ashes

           Japonya'da yaşanan deprem ve tsunami bizleri elbette üzdü;  Japonya'dan bahsedip de; drone, doom, sludge, black metal grubu Gallhammer'den bashetmemek olmaz...

    Tamamı kadınlardan oluşan, öfke ve nefret dolu; eski usül death-doom metal anlayışında mükemmel bir grup. Doom, sludge metalin iyi örneklerinden biri olan grubu mutlaka dinleyin!

 Grubun benim için önemli taraflarından biri de alt kültüre ait ve orada kalmaya niyetli bir müzikleri var; doom, sludge, black metalin güzel bir karışımından oluşan müzikleri herkes tarafından benimsenmiyor. Sıranın dışında müzik takipçilerinin sevebileceği grubun videosu burada:

Posted via email from urufixx's posterous

:Of the Wand and the Moon: - I Shall Feast





Neo-folk, dark folk müzik sanatçısı Kim Larsen'in tek kişilik projesi :Of the Wand and the Moon:, şimdilik 3 albüm, 7 EP, bir tane de split albüme sahip...

Bilindik neo-folk tarzına kendine has üslubuyla karanlık bir renk katan müzisyen, bazen doğa ile baş başa bir ayindeymiş gibi huzur ve neşe verirken, bazı parçalarda da ciddi ciddi düşündürüyor; kesinlikle karanlığa sürüklüyor insanı...

Özellikle bazı parçaları dinlerken aklım yıllar öncesine gitti, biraz hüzünlendim ve düşündüm... Yalnız bir parça beni çok etkiledi I Shall Feast; doom, neofolk sentezi, basit ama derinliği olan karanlık tınısıyla bu grubu burada paylaşmama neden oldu.

Ruhunun gizli kalmış karanlık yönünü beslemek isteyenlere:



http://www.metal-archives.com/band.php?id=15767

http://www.ofthewandandthemoon.dk/

5 Nisan 2011 Salı

4 Nisan 2011 Pazartesi

Hills - Master Sleeps

        Psychedelic, stoner, space rock müzik yapan Hills, son albümü olan Master Sleeps'in özellikle iki parçasında Erkin Korayvari doğu motifleri dikkatimi çekti. Albüm altı parça ve 36 dakikadan oluşuyor. 70'ler psychedelic,stoner, space rock ruhunu 2011'de yakalamak isteyenler için birebir...

   40 yıl geçse bile modası asla geçmeyecek olan türleri bizlere hatırlatan, unutturmayan; bunları günümüz şartlarına modernize eden, yeraltı kültüründe beslenen önemli grupları dinlemeye devam!!!

   Şimdilik kısıtlı dinleyiciye hitap eden Hills, umarım hakettiği başarıyı yakalar...

Hills_mastersleep

Bring Me Sand by Hills Listen on Posterous

Posted via email from urufixx's posterous

Combat Astronomy - Flak Planet

1661238094-1

     Bundan yıllar öncesinde caz ve metal müzik deyince herkesin suratında garip ifade yer alıyordu. Caz dinleyicileri progresif metal grupları hariç metal müzikten nefret eder, metalciler de cazcıları fazla kasıntı bulur; en fazla bazı fusion jazz gruplarını severlerdi...

   Yıllar içerisinde değişen dünya gibi, bu müzik anlayışı da ortadan yok oldu. Artık türler birbirine girmiş vaziyette; kimin ne tarz müzik dinlediğini, beğendiğini kestirmeniz oldukça güç. İşin ilginç tarafı bunları kategorize etmek de oldukça zor artık. 

    60'lı ve 70'li yıllarda prog rock, avantgarde jazz, fusion jazz, krautrock vs. gibi türler oldukça revaçtaydı... Şu an dinlediğimiz çoğu müzik grubunun kökeni aslında 60'lı ve 70'li yıllara dayanır kanımca... 

  Ipecac Records tarafından keşfedildikten sonra popülaritesini artıran Zu; yine İtalya'dan Black Engine, bir başka grup the Flying Luttenbachers sonra Guapo, math rock, prog rock, noise rock ve jazz müziğin birbiriyle hem alakalı hem de alakasız bir biçimde buluşmasını ve bunu geniş kitlelere yayan öncü gruplardan diyebilirim. Yanlışım varsa yorum yapabilir, beni de bilgilendirebilirsiniz...

  Combat Astronomy, math, noise, jazz, avantgarde, industrial, sludge, metal gibi türleri bünyesinde barındıran çok da bilinmeyen gizli cevherlerden sayılır. Meshuggah, Godflesh tarzı sert ve oturaklı sounduyla dikkat çeken; bunu avantgarde jazz, math teknik ve ritimlerle birleştiren mükemmel bir grup. 2000 yılından beri aktif olan grubun 2011 yılında yeni albümü Flak Planet piyasaya sürüldü. Albümden örnek parça ve linkler burada olacak, herkese iyi dinlemeler...

    

Posted via email from urufixx's posterous

Related Posts with Thumbnails