31 Aralık 2014 Çarşamba

2014'ün En İyi Albümleri: Bölüm - II

Genel olarak yılın en iyi albümlerinin yer aldığı listeler, hemen hemen tamamlandı. Tahminlerim tuttu sayılır; bunda plak şirketlerinin etkisi var mıdır, listeleri hazırlayanlar neye göre hazırladılar bunları bilemeyeceğim. Bazılarına birtakım dış etkenler dahil olmuş, bu belli. Ben yine de, çeşitli ve farklı tarzlardan albümleri paylaşmaya gayret edeceğim. Diğer listelerde yer alan isimleri paylaşmayacağım diyorum; ama buna engel olmak da güç. Örneğin; Megaton Leviathan'ı ilk bölümde paylaşmıştım. CVLT nation'da bir yazarın bu albüme yer verdiğini gördüm dün gece... Neyse, kısacası biz kaldığımız yerden ağır ağır devam edelim. Son Yudum, hiçbir sayfadan, blogdan, dergiden esinlenmeden yoluna devam ediyor. Farklı ve değişik bir liste yapmak da ilk amacı, bundan şüpheniz olmasın. Tord Gustavsen Quartet - Extended Circle
Jazz dinleyicilerinin yakından tanıdığı ve sevdiği bir isim Tord Gustavsen, 2014 başlarında kendi halinde, sakin bir albüm yayınladı. Dinlerken hemen hemen her şey yapılabilir. Yemek yerken, okurken, düşünürken, işten sonra stres atarken, bir kadeh içki içerken vb. dinlenebilir. Huzur, sakinlik ve biraz da rahatlamak istiyorsanız, Extended Circle kusursuz bir müzik ziyafeti sunuyor. Elli dakika civarındaki albüm, 2014 yılının kendi halinde ama iddialı çalışmalarından biriydi. http://www.deezer.com/album/7354272 Dirty Beaches - Stateless
Lastfm'e baktığımızda kayıtlı 113.000'e yaklaşan bir dinleyicisi var Dirty Beaches'in. Azımsanacak bir sayı değil bu. Ağırlıklı olarak lo-fi, noise, rockabilly, experimental etiketleri yapıştırılmış müzisyen için. Yalnız, bu Stateless için geçerli değil; biraz jazz, ağırlıklı olarak drone, hafif ölçüde ambient, bir ölçek psychedelic müziğin üzerine, uzun süreli parçalar, vokalin yer almadığı tadından yenmeyecek deneysel bir çalışmaya sebep olmuş. Dirty Beaches, çok iyi bir iş çıkardı Stateless ile. Mutlaka dinlenmeli. http://dirtybeaches.bandcamp.com/album/stateless

Dirty Beaches - Stateless from Alex Zhang Hungtai on Vimeo.

Taurus - No/Thing
Dark Castle'dan Stevie Floyd ve Purple Rhinestone Eagle'dan Ashley Spungin'den oluşan bir proje Taurus. Geçtiğimiz yıl çıkan en özgün albümlerden biriydi No/Thing... Doom, noise, black metal, drone metal, avantgarde, psychedelic rock ve deneysel türleri ustaca harmanladıkları albüm, sıra dışı bütün müzikseverler için ilaç gibi gelmişti. Kayıtsız kalmak da hata olurdu. http://taurusisdust.bandcamp.com/album/no-thing https://www.facebook.com/TAURUSISDUST KYPCK - Imena Na Stene
2008 yılında yayınlamış oldukları ilk albümle sükse yapan topluluk, ikinci albümleriyle beklentilerimin altında kalan bir çalışmayla kariyerlerine devam etmişlerdi. Grup Finlandiyalı fakat yaptıkları müziğin sözleri rusça. Klasik bir doom metal grubu değiller; doom metale modern ve yenilikçi bir tarz getirdikleri şüphesiz. Heavy metal dinleyen birçok kişinin kolayca adapte olabileceği müzikleri var; özellikle son albümle hissiyat yüksek tutulmuş. Tutulmuş dersem yanlış olur, duygular ön planda, sözleri anlamasanız bile, dinleyiciyi kendine çeken bir yapısı var dersem daha doğru olabilir. Dinlerken etkilenmemek imkansız. İnsanı türlü düşünceye sürükleyebiliyor. Bu albüm de Son Yudum blog için 2014'ün en iyi albümlerinden bir tanesiydi. Electric Moon- Innside Outside
Sula Bassana, psychedelic müziğin son yıllardaki öncü isimlerden biri; Electric Moon dahil olduğu gruplardan bir tanesi. Acid rock, psychedelic rock, doom rock, space rock, kraut rock gibi türleri aynı potada eriten Electric Moon, iki parçadan oluşan bir albüme imza atmıştı geçtiğimiz 2014 senesinde. Albümü kısaca tarif etmeye çalışacak olursam; veya şunu dersem bütün kareler birbirini bulacak, her şey yerli yerine oturacaktır. Gözlerinizi kapayıp, ruhsal, astral seyahete çıkmak ister misiniz diye bir soru soracak olsam, sizin de cevabınız buna evet ise, bu albümü dinleyin derim sadece. Evet, bu kadar kısa ve net. Başka yorumum yok. İkinci bölüm de bitti. Devamı umarım çok yakında yine burada olacak. Herkese iyi dinlemeler. Müzik dolu bir yeni yıl diliyorum. Umarım paylaştığım parçaları, albümleri beğenirsiniz. Görüşmek üzere. http://www.discogs.com/Electric-Moon-Innside-Outside/release/5868753 https://www.facebook.com/ElectricMoonOfficial

26 Aralık 2014 Cuma

2014'ün En İyi Albümleri: Bölüm - I

Yaş ilerledikçe, sanırsam zaman daha çabuk geçmeye başlıyor. Daha dün gibi hatırlıyorum, geçen sene yine aynı listeyi 2013 için hazırlıyordum. Şimdi ise, 2014 de bitmek üzere, az kaldı. Açıkçası pek iyi geçtiğini söyleyemeyeceğim bu senenin. Birçokları için de aynı duygunun geçerli olduğunu düşünüyorum. En azından duyuyor ve görüyorum buna benzer şeyleri... Müzik listesini de bu sene belki sadece 20 albümle kapatabilirim. Sonuçta, belirli yayınlar, dergiler, yazarlar yılın hemen hemen en iyi albümlerini çoktan paylaştılar ve tanıttılar bile... Ben biraz daha geri planda kalan kişisel seçkimi sunmak istiyorum (geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi) bu sene de. Umarım beğenirsiniz. Yine de şunu söylemeden edemeyeceğim; 2014 yılında içimi titreten, tüylerimi diken diken edebilen az sayıda çalışma oldu. Belki kişisel bakış açımdan belki de gerçekten muazzam bir sene değildi müzik piyasası açısından. Kayıtsız kalınmaması gereken albümler yok da değildi elbette, sadece sayı olarak azdılar. Önceki yıllarda deneysel olarak, yenilikçi ve başarılı yüzlerce albüm çıkıyordu. Son birkaç yılda bu azalma sürecine girdi bana kalırsa. Lafı uzatmadan yılın en iyi albümlerine geçelim isterseniz. In Slaughter Natives "Cannula Coma Legio"
İlk sırayı nedense In Slaughter Natives'a vermek istiyorum bu yıl. Beni oldukça etkileyen bir albümdü 'Cannula Coma Legio' defalarca dinlememe rağmen hiç sıkılmadım. Geceleyin kabus görüp uyanıp, tekrar uyumaya çalışırken yaşadığım zevkli ama korkutucu anları hatırlattı bana. Karanlığın ve korkunun gizem perdesini aralayıp, içindeki zevki bulmama yardımcı oldu da diyebilirim. Cyclic Law etiketli albüm tarifi zor, gerçekten inanılmaz! Nils Petter Molvaer - Switch
Bu albümün ilk çıktığı günlerde Türkiye'de bir seçim gerçekleşiyordu; ben çok sarhoştum, uyku düzenim her zaman olduğundan da berbattı. Hatırladığım kadarıyla, gece 12 gibi bir saatte uyanmıştım. Kalkıp tekrar içki almaya dışarı çıktım. Öncesinde de (öğleden sonra, akşam ve geceye kadar) bu albümü dinledim. Umudum yoktu. Ne seçimden ne de gelecekten, bu albüm ümitlerimi yeşertti. Nils Petter Molvaer, her zaman olduğu gibi bir üst noktaya ulaşan bir çalışmayla karşımızdaydı bu sene. Albümde hemen hemen her müzik tarzı bulunuyor. Sadece jazz değil, rock ve diğer türevlerin dinleyicilerinin de içtenlikle huzur bulacakları, türlü düşlere dalacakları bir illüzyon tadında adeta. Kesinlikle 2014'ün en iyilerinden bir tanesi. Monolord- Empress Rising
Easyrider Records tarafından basılan albüm, grubun debut çalışması. İsveç'li grup, tamamıyla Sabbath ekolünden gelen bir müzik icra ediyor. Doom, doom rock, stoner metal / rock, psychedelic rock, heavy rock, blues metal ve buna benzer türleri içinde barındırıyor. Çalışmalarının açılış parçası ve albümlerinin de adını da taşıyan 'Empress Rising' inanılmaz güzellikte; hatta kusursuz bir doom metal örneği. Son yıllarda dinlediğim en sıkı doom metal parçası, albüm de genel olarak başarılı; ilk parçanın izinde kalıyor gibi görünse de, genel olarak çok iyi bir çalışma olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Yakında isimlerinin daha da duyulacağından da eminim ayrıca. Sözü kesip müziğe ve gruba bırakalım en iyisi. Megaton Leviathan - Past 21 beyond The Arctic Cell
İbadet etmem, hiçbir ayine katılmadım; tapındığım herhangi bir şey yok. Kendimden geçme şeklim veya ritüelim müzik dinlemek, içki içmektir benim için. Bunlar benim ibadetim ve beni rahatlatan şeyler. Çok nadiren de; adına meditasyon demezsek bağdaş kurup, gözlerimi kapatıp iç sesimi dinlemeye çalışırım. Megaton Leviathan ile bunların hepsini de yapabilirsiniz hiçbirini de yapmayabilirsiniz; dememin sebebi şu: tam olarak ayin, ibadet, ritüel tanımlamalarına uygun bir müzikleri var. Yapmanıza gerek kalmayan durum da şundan ibaret; grubun müziği zaten sizi bir ayine dahil ediyor ilk saniyesinden itibaren. Doom, stoner doom, psychedelic türlerin dinleyicileri için tapınılacak bir albüm neredeyse. Portland'dan da kötü grup çıkmıyor galiba :) Pharmakon -Bestial Burden
Normalde, power electronics, noise, harsh noise, death industrial gibi müzikler dinlemesi zor ve herkesin kaldıramayacağı müzik türlerindendir. Pharmakon bu benzetmemin tam sınırında yer alan bir müzisyen. Bu genç kadın, son bir iki yıl içinde adından oldukça bahsettirmeyi başardı. Yeraltı kültürüne ait çalışma, gün yüzüne çıktı. Oldukça başarılı da oldu. Olumlu (hak ettiği) eleştirileri alarak yerini de şimdiden sağlamlaştırdı. Bazen sinir olabici olabilir; türün dışında olanlara zor da gelebilir. Yalnız, bir kere kendinizi kaptırdığınız vakit, kopamayacak ve vazgeçemeyceksiniz. Benden söylemesi... İlk beş albümlük bölümü burada noktalayalım isterseniz. Devamı yılbaşına doğru ve yeni yılın ilk günlerine kalsın. Hepinize gürültülü, rahatsızlık dolu, bol müzikli günler ve geceler diliyorum. Şimdiden herkese mutlu yıllar mı desem, farkındalığın farkında acı dolu vakitler mi acaba diye düşündüm kendi kendime. Hepsini iyi dileklerim olarak kabul edin lütfen. Yakında görüşmek üzere.

5 Aralık 2014 Cuma

Related Posts with Thumbnails