28 Mart 2014 Cuma

NADJA - Dark Circles

27 Mart 2014 Perşembe

KYPCK - Imya Na Stene

19 Mart 2014 Çarşamba

Video: Black Pus - Hear No Evil

Noise rock, math rock ve deneysel müziğin en önemli temsilcilerinden Black Pus'ın, Thrill Jockey imzalı albümü All My Relations'dan bir video çalışması. http://thrilljockey.com/thrill/Black-Pus/All-My-Relations#.UyjidKh_vC0

Current 93 - I Am the Last Of All the Field That Fell



David Tibet yine boş durmamış ve Current 93 çatısı altında yeni bir çalışmaya imza atmış. Yenilikçi, gürültülü, zorlayıcı, dinlemesi zor işleri seven birisiyim. Current 93'i de ayrıca severek yıllardır dinlerim.

http://www.discogs.com/Current-93-I-Am-The-Last-Of-All-The-Field-That-Fell/release/5373072

 Albümde yer alan kadroya baktım öncelikle, John Zorn, Nick Cave, Anthony Hegarty, James Blackshaw gibi oldukça tanıdık isimler çalışmada yer almış.

Açıkçası yorumu dinleyenlere bırakıyorum, ben sanırım çok ısınamadım ve sevemedim bir türlü. Beğenenler elbette olacaktır. Herkese iyi dinlemeler.

13 Mart 2014 Perşembe

INDIAN - Rhetoric of No

)

22 Ocak 2014 Çarşamba

Sunn O))) & Ulver - Terrestrials

Tıkanırsın. Yazamasın, konuşamazsın ve düşünemezsin... Duyduğun bir cümleyle paniğe kapılıp, kilitlenirsin adeta; istesen de cevaplayamazsın. Rüyalarında gördüklerini not almak istersin, unutursun, bazen anlar uçar gider, bazen de o anlar yüzünden hayatın anlamını yitirir, anlamsızlığa işçilik etmeye başlarsın. Tüketirsin her şeyi, yok eder, hiçe sayarsın bir marifetmiş gibi hepsini... Hesap yaptığında olmaz, hesaba katmadığında hiç olmazdır. Düşünmekten delirir duruma gelirsin, aniden sayıklamalar başlar hayatında. Hezeyanların boşluğun denizindeki tek dostun olmuştur. Fırtınalı denizlerden kurtulur, ıssız çöllere düşersin farkında olmadan. Suyu bulmak, su olup akmak istersin bulunduğun ortamdan, zaman geçer dileğin gerçekleşir, ufacık yağmur damlasına dönüşür sonra da koca bir deniz olmuşsundur. O zaman anlarsın ki; sen denizin dibindeki bir uğultudan, bir sesten ibaretsin, yüzeye çıkmak istesen bile koca denizde seni görecek kimse yoktur. 90'ların başında bu iki topluluğun üyeleri, black metal müziklerle haşır neşir gruplardandı. Zamanla Ulver'in de Sunn O))) grubunun da tarzları kaymaya başladı, iyiden iyiye şekillenip oturmaya başladı. Şahsen, ben Sunn O))) müziğini daha çok beğenirim. Halen de müziklerinde birbirinden değişik müzik akımlarından etkileşimler de mevcuttur. Black metal etkisi de hiçbir zaman azalmamıştır Sunn O))) müziğinde... Ulver ise, geniş çapta bir dinleyici kitlesini kendine hayran bırakmayı başarmıştır. İki grubun da üretkenliği açısından hiçbir şey diyemeyeceğim; iki grup da kaliteli ve özen gösterildiği her notasından belli olan, sağlam albümler kotarmaktalar. Ben yine de, Sunn O))) ve özellikle Stphen O'Malley'nin daha üretken ve başarılı olduğunun altını çizmek istiyorum. Türler ötesi ve 'türlerin üzeri'nde bir müzik anlayışı olan genç müzisyen, dünyada dengeleri alt üst etti ve devam etmeye devam ediyor. Bu blog sayfasında da yıllardır bahsettiğim bazı kehanetlerim gerçekleşmiş oluyor; değişen, gelişen dünyaya ve müzik akımlarına genç insanların kayıtsız kalmadığını mutlulukla görüyorum. Beş sene önce her iki grubun da dinleyici sayısı bu kadar çok değildi. Şimdi baktığımızda inanılmaz sayılara ulaştıklarını görebiliyoruz. Bir yandan hoşuma gitse de, diğer taraftan gereksiz bir dinleyici kalabalığı da olmuyor değil. Yine de kemikleşmiş ve sabit dinleyici kitlesi için inanılmaz albümler kotaran bu iki grup, yaklaşık yirmi yıla yakın bir zamandır verdikleri savaştan müzik anlamında ciddi bir devrimle başarılarını tescillemiş oldular. Albüm hakkında fazla bir şey söylemeye de gerek yok. Drone, doom, dark jazz, ambient metal, biraz post rock; ama bana kalırsa tam bir doom albümü. Devamının gelmesi dileğiyle. Herkese iyi dinlemeler. http://sunnulversl.bandcamp.com/track/eternal-return-excerpt http://thequietus.com/articles/14112-sunn-o-ulver-eternal-return-excerpt

8 Ocak 2014 Çarşamba

En İyi Albümler Bölüm VI

                                                                     Talbot - Scaled
Estonyalı topluluk Talbot, kendine has tarzıyla öne çıkan ikinci albümleri Scaled ile yerini stoner / doom camiasında sağlamlaştırmış oldu. Doom-stoner metale psychedelic ve space rock tarzı yorumlar getiren grup; ayrıca Terrorizer gibi popüler metal dergilerinde bile yer edinmeyi başardı.

  http://talbot.bandcamp.com/album/scaled                                                                      


                                                                          Zolle - Zolle
İtalyan şirket Supernatural Cat tarafından piyasaya sürülen albüm, grubun ilk çalışması. Enstrümantal yapıda ilerleyen albüm stoner, doom metal etiketlerini taşıyor olsa da, bana biraz noise rock atmosferini de anımsattı. Parça süreleri kısa ve kolayca dinlenebiliyor. http://supernaturalcat.com/zolle.html

                                                                      OvO - Abisso
Bu albüm benim için büyük bir sürpriz oldu açıkçası; yılın son birkaç ayı içinde çıktığının farkında bile değildim aslına bakılırsa. Çok sevdiğim bir topluluk olan OvO da İtalyan şirket Supernatural Cat üzerinden albümlerini yayınlıyor. Nadja ile de geçmişte split bir albüm yayınlamış grup, konuk sanatçıların da desteğiyle hem kendilerinin hem de icraladıkları doom, drone, sludge gibi türlerin üstüne çıkmayı başarmışlar bana göre... Noise rock, avantgarde metal, experimental rock, sludge, doom, drone metal ikilisinin Abisso adlı son albümleri tek kelimeyle muhteşem. Özellikle, Evangelista'dan tanıdığımız usta müzisyen Carla Bozulich'in yer aldığı sekiz dakikalık Fly Little Demon ve; efsanevi Khanate grubundan hatırladığımız, son olarak da, listede önceki bölümlerde yer verdiğim Gnaw'dan tanıdığımız Alan Dubin'in konuk müzisyen olarak katkıda bulunduğu A Dream Within A Dream adlı parçalar kusursuz. Sürpriz bir albüm oldu 2013 yılı için, grupla ilk kez tanışacaklar içinse güzel bir fırsat olabilir Abisso. http://ovomusic.bandcamp.com/

                                                            Monkey 3 - The 5th Sun
Monkey 3, 70'li yılların eski psychedelic, progressive, hard rock, space rock dinleyen kesimini; hatta post rock ve post metal dinleyicilerini, doom ve stoner müzikseverleri bir arada tutmayı başaran önemli bir topluluk. 2013 tarihli son çalışmaları da, grubun kendini daha da geliştirerek ilerlediğini gösteriyor. Oturaklı besteler, artan enstrüman hakimiyeti vb.; özellikle vokale ihtiyaç duymayan ve bunu eksik olarak hissettmemezi başaran bir grup Monkey 3. 2013'ün başarılı albümlerinden biriydi... Grup bu gidişle, yaklaşık on yıl sonra kült statüsüne erişirse hiç şaşırmayın. Ayrıca albüm, son yıllarda bu tarzda gruplara da yer vermeye başlayan, Napalm Records etiketiyle çıkmış olduğunu da belirtmek isterim. Benim dinlediğim kadarıyla, grubun müziğine pek bir müdahale olmamış gibi görünüyor.

                                        Senior Fellows - Ecclesiastical Servitude
Lastfm'de şimdilik 87 kayıtlı kullanıcın dinlediği Senior Fellows; doom-sludge metal türünde müzik yapıyor. Öfkeli ve nefret dolu Senior Fellows, Tulsa, Oklahoma'lı... Doom metal, sludge, düşük tempo hardcore severlerin kolaylıkla dinleyip, inanılmaz hazlar alabileceği topluluğu dinlemekte fayda var. https://www.facebook.com/pages/Senior-Fellows/372206066157837

29 Aralık 2013 Pazar

En İyi Albümler Bölüm V



     Saçma sapan bir ego muhabbetti dönmüş geçenlerde bu yılın en iyi albümleriyle ilgili; bazı yakın tanıdıklarım bile en iyi albümler listesinin yapılmasına karşı olduklarını söylediler. Şunu anlatamadım sanırım; bu liste birkaç yıldır devam eden bir durum. Listede yer alan gruplar veya albümler de tamamıyla kişisel zevkimden yola çıkarak düzenlenmiştir. Kesinlikle en iyinin iyisi budur, bu en çok iyi gibi söylemim yok, olmadı da... Son Yudum, bağımsız bir blog sayfası sonuçta... Yer alan gruplar da kendi zevklerimden oluşuyor başından beri; isteyen dinler, göz atar veya kulak verir. Mutlaka dinleyin demiyorum, kemikleşmiş bir kitlesi var zaten blog sayfamın... Hem kendi kendime paylaşımlarda bulunuyorum, hem de bu yakın dostlarımla aramızda sorun olmadan yıllardır vakit geçiriyoruz. Bir radyoda program yapmıyor olabilirim, bir gazete veya dergide yazılarım/ kritiklerim çıkmıyor olabilir. Bu da çok umurumda değil, açıkçası çok da istemem biraz önce belirttiğim şeyleri, bun konular hakkında uzun ve araştırma üzerine kurulu kitaplar çıkarmayı haftalık ya da aylık bir mecraya iletmektense yeğlerim, uzun yıllarımı ve kazanç getirmese de, bilmem derdimi anlatabildim mi?

    Beğenmeyen, çarpı işaretine tıklar ve sayfayı kapatır. Bu yüzden, yıl sonu da artık geldiğinden, yazı yazmadan sadece albümlerle ilgili parçaları ekleyeceğim sayfaya. Devamı umarım uzun yazılarla birleşen bir yıl olur.

NOT: Bu liste İzlanda'da sadece beş kişinin yaşadığı, üç kişinin dinlediği bir seçkiden oluşmaktadır.

                                                              Phelios - Gates of Atlantis



                                                               

                                                                   Mister S - Mister S

Gnaw - Horrible Chamber





                                                         Mohammad - Som Sakrifis





                                          Bocksholm - Caged Inside The Beast of The Forge


21 Aralık 2013 Cumartesi

En İyi Albümler Bölüm IV

                                 Dale Cooper Quartet & The Dictaphones - Quatorze Pieces de Menace


     Bohren Und Der Club of Gore ile başlayan dark, doom jazz akımı, The Kilimanjaro Darkjazz ile devam etmişti. Noir jazz türüne ait çalışmalar neredeyse elli yıl öncesine ait olsa da, Bohren ve TKDE'in yaptığı müziği kimse icra etmemişti desek fazla mı ileri gitmiş olurum... Kısa zamanda kendi öz emekleriyle ciddi başarılar kaydeden bu iki grubun ardından kopyacı birden fazla grup elbette türemeye başladı. Aynı anda da sönüp gittiler ya da kötü müzik yapmaktan başka bir işe yaramadılar. Şimdi burada bu isimleri saymanın anlamı yok. Dale Cooper Quartet & The Dictaphones ise, bazen diğer iki grubub altında kalıyor gibi görünse de, yer yer Bohren'den bile karanlık, zaman zaman TKDE'den bile vurucu etkiye sahip aslında. Bu saydığım üç gruptan bir tanesi hissiyat açısından daha kuvvetli bence. Hepsinin tarzı dark/doom jazz olarak görünse de; Bohren'de saksafon, TKDE'de Trombon, Dale Cooper'da ise trompet ağırlıkta... Çeşitli vokallerin de yardımıyla kotarmış olduğu bu son albüm ile Dale Cooper Quartet & The Dictaphones , tür ayrımı yapmadan herkese hitap ediyor. Daha doğrusu geceyi, yalnızlığı ve ağır tempo çalışmalardan hoşlananları... Konuk müzisyenler arasında Alicia Merz'in de olması ayrıca dikkatimi çekmişti. Uzun süresine rağmen hiç sıkmayan albümün; post metal, sludge, ambient ve deneysel müziğin önemli plak şirketlerinden biri olan Denovali Records'dan çıktığının da altını çizmek isterim. Sabrı ve vakti olanlara albümü birkaç kez dinlemelerini tavsiye
ederim.


                      
                      
                               



                                                          Splashgirl ‎– Field Day Rituals




     Deneysel caz tarzında ilerlemeye bu bölümde devam ediyoruz. Yine yalnızlığın, içselliğin, tükenişin ardından gelen hezeyanların, tamamen dışavurumcu anlatımını bizlere aktaran Splashgirl ve son albümleri Field Day Rituals.
 

                 http://www.discogs.com/Splashgirl-Field-Day-Rituals/release/4306971




                                                                Colorlist - Sky Song
Metropolde yaşayan bir insanın her şeyden bunalarak uzaklara gitme isteği ile başlayıp, önce kendi içindekilerle yüzleşmek için kaçıp gittiği; sonrasında ise olayları farklı algılayıp, geri dönme(pişman ve düşünceli) arzusunda olan bir karakterin anlatıcısı Colorlist. Mutlaka kulak verin.


                                                                                                           
   



                                                                     SIMM - Visitor
Eraldo Bernocchi'nin projelerinden biri olan SIMM, fazla bilinmeyen, güçlü bir çalışmayla yıl sonu karşımıza çıktı.. Dub ve ambient müziklerin doom ağırlığında, karanlıkla birleşen yansıması desek az gibi görünse de, müziği dinleyince fazla söze gerek bile kalmadığını sizler de anlayacaksınız.




                                              Rafael Anton Irisari - The Unintentional Sea
Günün belirli saatlerinde gülsek de, biliriz ki ilerleyen bir zamanda o gülen suratımızı, sebebini bile bilmeden ekşiteceğimiz olacağıdır. İşte bunu bilen bazıları, bu durumun oluşmaması ve gerçekleşmemesi için ellerinden geleni yaparlar. Acıdan ve gerçekten kaçmak ve kendini kandırmak isterler. Ben yanılıyor ve gerçekten kendilerini kandırmıyor iseler ve gerçekten mutluluğu anlık hazlarda yakalayabiliyorlar ise, ne mutlu onlara. Gerçekten kaçmayan, derinliğin dibine sürükleyen albümüyle Rafael Anton Irısari, The Unintentional Sea ile bizlere bu hissiyata odaklanmamızı, düşünmemizi sağlıyor.

14 Aralık 2013 Cumartesi

2013 En İyi Albümler Bölüm III

                                                      True Widow - Circumambulation
Doom rock, post rock, shoegaze, stoner gibi türleri kendine has bir üslupla ve ustalıkla birleştiren, Doom müzik severlerin tavaf etmekle eş gördükleri Roadburn festivaline 2014 yılında davet edilen bu Amerikalı grup, başından beri hep özel,güzel ve de farklıydı. Yıllar geçtikçe daha da şekillenen tarzlarıyla uzun yıllar adlarından övgüyle bahsedileceği kesin.                                                      
                                                     Spiritual Beggars - Earth Blues
Kısıtlamalar, dayatmalar, zorunlu yapılanlar; aslında insan hayatında en olmaması gereken şeyler, değil mi... Ya da farklı yönlere ilgi duymanın bile günah kabul edildiği zevklerin arayışındadır insan. Kimi ruhunu özgür bırakır ve istediğini gerçekleştirir. Kimisi de çevre baskısıyla kimliğimi gizlemeye başlar. Aklından geçenleri yapamaz, baskıdan doğan öfkeyle eninde sonunda patlak verir bu tabii. Bence, bir insan istediğini neyse bunu gerçekleştirmek için elinden geleni yapmalı. Mutluluk, bize gelmez; mutluluk biz hazır olduğumuz zaman karşımıza çıkar, çıkabilir. Önemli olan, mutluluk ya da hayatımız boyunca beklediğimz şans, aşk, insan, derece, unvan karşımıza çıktığında bizim buna hazır olup olmadığımız durumudur... İşte o zaman bunu kaldırabilir miyiz, korkularımızdan kaçabilir miyiz... Şaka bir yana, 90'lı yıllarda sadece Fear Factory dinlediğim/dinlediğimiz için techno dinleyicisi sıfatına konulup, eleştirilen bir rock müzik döneminden geçtik. Hepsi bitti, gitti elbette. Yine de insan bazı dar düşünce kalıplarını unutamıyor olabilir. Çok çok eskiden bir death-grind metal metal grubunun üyesi hem stoner, hem melodik death metal gruplarında yer alacağı; hatta kurucu üyesi olacağı buralarda değil, dünyada bile kabul görmez bir durumdu. Tüm bunları uzun veya kısa bilmiyorum, kolay bir dille anlattığım bir kitabı geçen sene bitirdim. 2014 yılında da yayımlanacak bir sorun çıkmazsa. İkinci kitap için de çoktan çalışmalara başladım. Burada uzun uzadıya anlatmanın gereği yok bana kalırsa... Bunları neden yazdım; çünkü, Michael Amott, bilindiği üzere, Carcass gibi büyük bir death-gind grubundan ayrılıp kendi özüne, müziğin özüne, aynı zamanda modern ve istediği müziği icra etmek için projeler oluşturmak itemişti. Spiritual Beggars'da da, Arch Enemy'de de büyük başarılara imza attı. Şahsen ben Spiritual Beggars'ı Arch Enemy'e tercih ederim. 1992 yılında Michael Amott tarafından kurulan grup, kurulduğundan beri çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Vokal olarak yer alan ilk isim, Spice and The RJ Band, Kayser ve The Mushroom River Band'den Spice idi. 1992 ile 2001 arası vokal görevini üstlendikten sonra, Grand Magus grubundan tanıdığımız JB Christoffersson topluluğa dahil oldu. Açıkçası iki vokali sevsem de, seçimim JB Christoffersson'dan yana olacaktır. Return To Zero ile gruba dahil olan Apollo Papathanasio da gruba uyum göstermenin dışında, bana kalırsa güç ve renk de katmış oldu. Return To Zero, kökleri Sabbath ekolüne dayanan, doom metale çok yakın, stoner, doom, psychedelic bir albümdü. Earth Blues ise, blues metal, doom rock tarzında bir çalışma olmasına karşın, muazzam bir albümdü. Köklere dönüşün de işaretiydi bana kalırsa. Her şeyin bir başlangıcı var ve köklerimizi istesek de reddetmemiz yanlış olur.
  

                                                         Uncle Acid & The Deadbeats
İlk çıktıkları günden beri takip ediyorum bu grubu; bir taraftan iyi bir taraftan da kötü olan doom müziğin popülerleşmesiyle grup son iki yılda hayran sayısı oldukça artırdı. Şu anda orijinal kadrosuyla (Bill Ward hariç) beraber Black Sabbath'ın alt grubu olarak turluyor desem, yeterli olur mu?

         
                                                               Clutch - Earth Rocker
Tam tamına yirmi yıldır albüm yayınlayan stoner rock'ın en meşhur gruplarından Clutch, 2013 yılında tür ayrımı yapmadan, rock çatısı altında birçok dinleyiciyi bir arada toplamayı başaracak kalitede bir albüm piyasaya sürdü. Modern rock, stoner metal tarzına dahil edebileceğimiz çalışmadaki tüm parçalar hemen hemen hit niteliğinde.


                                                    Dead Meadow - Warble Womb
Stoner, psychedelic rock'ın 1998'den beri vazgeçilmez ismi. Tıpkı 60'lı ve 70'li yıllardaki ruhu, en azından bizlere müzik sayesinde hissettirmeyi başarıyor. Kaçırılmaması gereken bir çalışma.
Related Posts with Thumbnails