8 Mayıs 2011 Pazar

Kısa yorumlar: Hyetal - Broadcast




Hyetal, İngiltere'den benim yeni dinlemeye başladığım bir isim. Broadcast adlı 2011 tarihli albümünü kısa bir süre önce yayınladı. Electronic ve dub müziği kendine has bir şekilde yorumlayan bir müzisyen. 80'lere ait synth ve pop etkiler de oldukça hissediliyor. Güçlü ses yapısı ve enerjik ritimler sayesinde değişik bir çalışma olmuş. Müzik adına geçmişten de gelecekten de izler bulabiliceğiniz farklı bir albüm. Electronic, dub gibi türleri severlere önerebilirim.


Daha fazla bilgi için: http://www.pitchfork.com/reviews/albums/15370-broadcast/

Searchlight by hyetal

7 Mayıs 2011 Cumartesi

Amps For Christ - Neşe1 ve 2

   Türkiye; özellikle İstanbul, muhafazakar görünüme sahip, son derece ilerici ve özgür fikirlere açık bir şehir. Özellikle Beyoğlu'nda yaşıyor ya da herhangi bir sebeple gidiyorsanız bunu rahatlıkla hissedebilirsiniz. Kadıköy, Balat, Adalar, Bakırköy vb.  adını hatırlamadığım bir çok semt için de bu geçerli. Ben, sadece camilerin yer aldığı semtleri sevmiyorum; çeşitliliğin ve değişik seslerin, renklerin yeraldığı kültürleri seviyorum. Ülkemiz bunun için çok uygunken, milliyetçi ve kafatasçı zihniyet yüzünden çok sesliliğin üretime ve hayatımıza katkısını hissedemeden boş boş yaşıyoruz. Dayatma olmadan hepimiz birbirimize bir şey katabilsek daha güzel olabilirdi bu ülke. Ama ne yazık ki, olmadı ve olmayacak bu gidişle... Türklerin sadece müslüman olduğunu düşünen ve böyle olmasını gerektiren insanlar ve tahammülsüzler olduğu sürece bu toplum eski şafatına erişemez... Dinlerin ve hoşgörünün bir arada olduğu, özgür düşüncenin kısıtlanmadığı, entelektüel bir yapı olmadığı sürece bu toplum bir adım bile ileriye gidemez... 

    En azından toplum ya da devlet bu şekilde ilerlemese bile müzik buna cevabını her zaman verir... Amerikalı grup Amps For Christ'in The Oak In The Ashes adlı albümünden türkçe iki parçayı burada paylaşmak istiyorum. Psychedelic, folk ve drone tarzında işler çıkaran grubun 2006 tarihli çalışması her türden müzik dinleyicisinin hoşuna gidecektir. Herkese barış dolu günler, geceler...

Posted via email from urufixx's posterous

5 Mayıs 2011 Perşembe

Psychomanteum - Oneironaut





Dark ambient müzik bazı dinleyiciler tarafından göz ardı edilmekte. Ülkemizde ve dünyada da genel olarak black metal dinleyicilerinin rağbet ettiği bir tür olarak gösteriliyor. Müzikal çeşitlilik olarak derine inersek, birden çok müzik türünün birleşiminden oluşan bu müziğe rağbet edilmeme sebeplerinden biri oldukça karanlık bir tür olması, ve genellikle parça sürelerinin uzun tutulması ve içselliğe yönelik çalışmalar olması vb. sayılabilir. Karanlık müziğe ve karanlık ruh haline alışık dinleyiciler için bu çok da zor olmasa gerek.

Dark ambient grupları da kategorizasyon çılgınlığında birbirinden ayrılıyor aslında... Drone tarzın ağırlık bastığı gruplar da var. Black metalin electronic ambient tarzında işlendiği müzikler de bulunuyor. Gürültünün bolca hissedildiği türler de mevcut. Bu örnekleri uzatabiliriz elbette...


Bu gece burada paylaşacağım grup Psychomanteum ise, bir çok müzik tarzından izler taşıyan, az bilinen ve orijinal bir müzik grubu... Son zamanlarda saçma sapan falcıların ağzından eksik olmayan 'spiritüel' etkiye bu grupta da rastlıyoruz. Ritüel atmosferinde ilerleyen albüm; drone, dark ambient, soundscape tarzın tüm nimetlerini içinde barındırıyor. Albümü dinlerken tamamen kişisel düşünüyorsunuz; karanlık ve içsel bir yolculuğa çıkaracak albüm, dinlenmeyi gerçekten hak ediyor.

Sekiz parçadan oluşan albüm toplam bir saat uzunluğunda. Parçaların ve zamanın nasıl geçtiğini farkında olmadan müziğe kaptırıyorsunuz kendinizi... Adeta karanlık dehlizlerde iç hesaplaşmaya yönelik, oldukça düşündürücü, son derece karanlık bir çalışma var karşımızda. Bunlar tabii benim kişisel düşüncelerim, sizler dinleyince nasıl hissedersiniz, bunu bilemem; sadece karanlık türlerle ilgili dostlarımın grubu çok beğeneceğinden eminim. Herkese iyi dinlemeler. İnsanın içindeki karanlık yönü de ara sıra hatırlaması gerektiğini düşünerek albümden örnek parçaları paylaşarak, sözü müziğe bırakıyorum ;)

P S Y C H O M A N T E U M benzeri diğer sanatçıları Myspace Müzik 'de bulun




http://www.facebook.com/pages/Psychomanteum/130950000274354?sk=info

http://www.discogs.com/Psychomanteum-Oneironaut/release/2787533

http://www.myspace.com/psychomanteumcollective

4 Mayıs 2011 Çarşamba

g. zarapanecko - decade orbit (official video)


Deneysel, karanlık caz türünde pek de bilinmeyen müzisyenler de mevcut. Bunlardan birisi de g. zarapanecko... İçsel bir yolculuğa ihtiyacanız varsa, parçayı dinleyin ve videoyu izleyin yeter. Yedi buçuk dakikalık parça çok iyi gelecektir.

Bandcamp üzerinden de müzisyenin diğer parçalarını dinlemeniz için buraya ekliyorum, iyi dinlemeler...










http://gzarapanecko.bandcamp.com/album/little-black-dots-on-the-air

John The Revelator

6448_126314886670_111959781670

    İlk kez Gov't Mule tarafından dinlemiştim bu parçayı, o zamanlar Gov't Mule çok dinliyordum. Shameless'den sonra geç de olsa yeni bir diziyi çok beğenmiştim... Sons Of Anarchy isimli; asi, kural tanımaz, isyankar motor çetesinin konu alındığı dizi sayesinde  bir kaç sene sonra tesadüfen kendini hatırlatmış oldu bu şarkı... Gov't Mule'den bile daha güzeldi sanki. Bu gece de araştırınca aslında çok eski bir parça olduğunu, bir çok ünlü müzisyen tarafından yorumlandığını öğrenmiş oldum. Bilmemek ayıp değil,öyle değil mi? Biraz geç de olsa, John The Revelator...

    Gov' Mule, Nick Cave, Blues Brothers, Son House ve son olarak Sons Of Anarchy sayesinde tanıştığım Curtis Stigers & the Forest Rangers yorumuyla John The Revelator burada...

Curtis Stigers & The Forest Rangers - John The Revelator

Son House - John The Revelator

Nick Cave - John the Revelator

The Blues Brothers - John The Revelator

Gov't Mule - John The Revelator

   

Posted via email from urufixx's posterous

3 Mayıs 2011 Salı

Barn Owl & Jefre Cantu-Ledesma Live At The Cube (Bristol) on Vimeo

Drone, deneysel müziğin iki önemli isminden canlı performans. Barn Owl & Jefre Cantu-Ledesma...

Posted via email from urufixx's posterous

YouTube - Wouter Veldhuis - Resonance - Organic Industries 001

Wouter Veldhuis

Aşağılık olandan,
Yakınmasın kimse:
Çünkü güçlü olandır o,
Sana söylendiği gibi.

Posted via email from urufixx's posterous


2 Mayıs 2011 Pazartesi

Nick Drake - Pink Moon






Nick Drake 1974 yılında, henüz 26 yaşındayken aramızdan ayrılmış, bu süre içerisinde üç albüm çıkararak sanatını ölümsüz hale getirmiş, değeri ölümünden yıllar sonra anlaşılmış bir müzisyen. Bencil düşünmeyerek; şu kadar daha albüm yapsaydı, bu kadar yıl daha yaşasaydı keşke demeyeceğim. Nick Drake buna 1974 yılında karar vermiş ve kendi tercihiyle yaşamını sonlandırmış. 40 yıl geçmesine ve sadece üç albüm çıkarmış olmasına rağmen milyonlar tarafından dinlenmeye devam ediyor. Etkilediği bir sürü grup, müzisyen bulunuyor.

Tarif edilemez güzellikte, huzur dolu, düşündürücü ama umudunu yitirmeyen çalışmalarında folk müziğe önemli katkılar sağlamış, kendine has ve ileride bir çok müzisyeni etkileyecek, yıllar geçse de unutulmayacak eserler bırakmış bizlere...


Bazı insanlar için melankoli, huzursuzluk ya da depresyonun farklı durumları pek anlaşılmaz... Ben; üreten, yazan ve okuyan ayrıca; hayatla sorunları olan insanlara çok saygı duyarım. Ümit dolu ve mutlu insanlardan da pek hoşlanmam, çünkü; eninde sonunda acı bizi bulacaktır, bunu bilirim. İstediğin kadar romantik komedi filmi izle; kulüplerde doyasıya dans et, mutlu pozlarda dolaş, hayatım mükemmel, param var her şey çok iyi, istediğim her şeyi elde ettim, başarı sahibiyim vs. diyor olsan bile...


Mutluluk ve yalnızlıktan kurtulmak o kadar kolay değildir aslında. Rol yapmadan, kurallara uymadan, içinden geleni üreten müzisyenlerden biriydi Nick Drake...


Ben yine saçmalamaya başlamadan bir başka grupla bağlantılı olan bir parçasını paylaşmak istiyorum. Örnek vereceğim grup burada zaman zaman bahsettiğim bir topluluk; BORIS...

Nick Drake'in 1972 yılında ölümünden iki sene önce, iyice ümitsizliğe kapıldığı, mutsuz ve tahminimce başarısız olduğunu düşündüğü bir zamanda çıkardığı Pink Moon isimli çalışmadan ''Horn'' olacak.

Aynı parçayı çeşitleme örneği göstererek yorumlayan Boris'in 2005 tarihli çalışması Pink'den Farewell. Ayrıca Nick Drake'in Bryter Layter (1970) albümüyle, Boris'in 2003 yılında çıkarmış olduğu Akuma No Uta'nin albüm kapakları neredeyse aynı...

Kısa kesip, parçaları paylaşıyorum :)





http://en.wikipedia.org/wiki/Pink_(album)

http://en.wikipedia.org/wiki/Akuma_no_Uta

http://en.wikipedia.org/wiki/Bryter_Layter

http://en.wikipedia.org/wiki/Pink_Moon

NOT: İki parçayı da dinlemeye çalışın. Boris'in yapmış olduğu çeşitleme çalışma gerçekten muazzam!

1 Mayıs 2011 Pazar

Frith,Lewandowski,Parker @ Cafe Oto. 29.4.11

Starving Weirdos - Brotman Pyle McKinlay





Starving Weirdos'in piyano ağırlıklı, karanlık ve deneysel bir albümünden örnek vermek istiyorum. Grubun yaklaşık 20'ye yakın albümü var. Bu çalışmaları dinledikçe burada paylaşmaya çalışacağım. Starving Weirdos'in bugün paylaşacağım albümü biraz önce belirttiğim gibi dark ambient üzerine piyano sosu katılmış, karanlık ve deneysel bir çalışma... Sınırları zorlayan, her dinleyicinin kolay kabul edemeyeceği bir çalışma. Avantgarde diye tabir ettiğimiz yenilikçi ve sıradışı bir çalışma dersek, yanlış söylememiş oluruz. Dört parçadan oluşan albümün parça isimleri bile yok aslında... Hepsi untitled olarak geçiyor albümde.

Deneysel ve değişik müzik tarzlarından hoşlanıyorsanız, mutlaka deneyin.

Starving Weirdos – Brotman / Pyle / McKinlay

Brotman / Pyle / McKinlay (CDr, Ltd) Atheists Are Gods none US 2008

Untitled 8:33
Untitled 5:47
Untitled 7:03
Untitled 9:09

http://www.discogs.com/artist/Starving+Weirdos

Related Posts with Thumbnails