2012 yılı, uzaktan bakılınca sönük geçmiş gibi görünse de; biraz daha dikkat edip, çıkan albümlere tekrardan göz atınca, benim için çok da sönük geçmediğini söyleyebilirim; hatta, her yıl senenin son günlerine bırakırım bu liste hazırlama işini. Bu sene de, sona ermesine on gün kalmasına rağmen, yeni albümler çıkmaya devam ediyor ve benim de listem gittikçe karmaşık bir hale geliyor. Bunun haricinde, bandcamp ve soundcloud'ın ''streaming'' müzikte epey öne geçtiğini hatırlatmama gerek yok sanırım. Bandcamp devrim yapmak üzere bile... Birçok yeraltı müzik grubu buradan albümlerini paylaşıyor, dağıtımını ve satımını gerçekleştirip, dinleyici kitlelerini artıyorlar. Soundcloud ise, yıllardır yükselen değerlerden biriydi; artık en bilinen müzik grupları bile, parçalarını ilk önce soundcloud'dan paylaşıyor, reklamını yapıyor. Bir de; youtube üzerinden telif hakları konusunda bazı sorunlar yaşandı. Örneğin, yüklediğiniz bir video, plak şirketi tarafından kolaylıkla silinip, üyeliğiniz bile iptal edilebilirken, diğer yandan kullanıcılar büyük grupların albümlerini tek bir dosyaya ekleyerek youtube ile paylaşabiliyorlar. Plak şirketlerini ve telif haklarını anlamak da oldukça güç bence. Bir diğer aklıma gelen nokta da, megaupload'ın kapatılması oldu. Ayrıca, mediafire üzerinden link ekleyen /yükleyen bloglar da bunlardan nasibini almış oldu. Mediafire da son zamanlarda telif hakları dolayısıyla birçok dosyayı siliyor. Yeraltı müziklerine ağırlık veren bloglar da bundan etkilenmiş oldu böylece, ister istemez. Kafamda kalan 2012 ile diğer önemli iki konu da, eski grupların ve rock müzik çatısı altında birden çok grubun yeni albüm çıkarması veya büyük grupların tekrardan birleşmesi oldu. Bir diğeri de, uzun zamandır sezinlediğim ve üstüne gittiğim bir konu olan doom müziğin inanılmaz gelişimi, dinleyicilerin rağbeti, plak şirketlerinin bu tür gruplara da artık yer vermesiydi.
Listede sıralama yok; sadece şimdiden belirtmemin faydası var, yılın albümü OM - Advaitic Songs; fakat bu çalışmaya ait örneğe son bölümde yer vermeyi düşünüyorum. Onun haricinde, tür ve tarz farkı yapmadan parçaları dinlemeye çalışırsanız, daha güzel olabilir. Tek başıma ve tam bir yıl boyunca bu listeleme işini büyük bir titizlikle gerçekleştirdim. Yetiştirmem ve hazırlamam gereken ciddi bir çalışma olmasına rağmen, blog sayfamı yılın şu son zamanlarında ihmal etmek istemedim; zaten hazırladığım çalışma için de bana yardımcı oldu bu liste. Şimdiden herkese iyi dinlemeler. Bazı bölümlerde yazı hiç olmayacak, genellikle youtube ve bandcamp üzerinden paylaşacağım albümleri, umarım geçtiğimiz 2010 ve 2011 yıllarında olduğu gibi hazırlamış olduğum liste hoşunuza gider.
Son açıklama:Bu liste, tamamıyla kişisel müzik zevkimden oluşmaktadır; genellikle de doom, stoner, sludge, noise, psychedelic, experimental vb. türler ağırlıklı olup, değişik müzik tarzlarına örnek veren bir çeşitleme örneğidir.
Arc of Ascent - The Higher Key
Doom metalin son yıllarda popülerleşmesine ait güzel örneklerden biri. Stoner / doom ve psychedelic rock'ın mükemmele yakın sentezi.
Occult rock, doom rock'ın 2010 sonrası yeniden doğuşuna örneklerden biri de, Finlandiyalı toplulukJess And The Ancinet Ones. Eksikleri olsa da, zamanla daha iyiye gideceklerinden şüphem yok.
Creature with the Atom Brain - The Birds Fly Low
Stoner rock'ın deneysel sesi Belçikalı Creature with the Atom Brain, psychedelic ve post punk, noise rock müziklerden de ilham almış. Yeraltından güzel bir albüm.
Moskova'dan; stoner, doom, occult doom metalin son yıllardaki en iyi örneklerinden; geçmişe ve köklerin dönüşüne şahit olduğumuz 2012'nin gizemli, yeraltı albümlerinden biri.
Bereft - Leichenhaus
Intronaut, Abysmal Dawn ve Faceless gruplarının üyelerinden, funeral, doom ve death metale yakın bir çalışma. 2012'nin gizli cevherlerinden biriydi.
Willamette - Always in Postscript
Ciddi ve derinlemesine düşünmeme gereken bir okumam olduğunda asla müzik dinlemem; bunu da ancak Willamette gibi, muazzam drone, ambient müziklerle bozarım sadece. Dinlerken düşüncenin dibine sürükleyen, şişenin dibini gösteren, saatin kaç olduğunu unutturan, ''neredeyim ve ne yapıyorum ben''e getiren, muazzam bir albüm. Kayıtsız kalmayın.
http://www.fluid-radio.co.uk/2012/01/willamette-always-in- postscript/
Hiçliğin kuyusundan çıkmak isteyen farkında bir insanın, kuyuyu çıkarken yaşadığı aşamaları ve tekrar tekrar düşüp, çıktığı kuyuyu anlattığı anıları anlatan bir yolculuk...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder